Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2068 E. 2011/1019 K. 10.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2068
KARAR NO : 2011/1019
KARAR TARİHİ : 10.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi vekili davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Kartal 5.İcra Müdürlüğü’nün 2007/2194 Esas sayılı dosyasında yapılan 21.07.2007 günlü hacze konu inşaat kalıplarının üçüncü kişiye ait olduğunu, 21.07.2003’de alınan arsa üzerindeki fabrika inşaatı sırasında kullanılan mahcuzları, inşaatı tamamlayamayacağı anlaşılan yüklenici konumundaki takip borçlusundan satın aldıklarını, ardından dava ve takip dışı … A.Ş.’ne kiraya verdiklerini ve adı geçen şirketin inşaat sahasında 30.04.2007’de haczedildiğini, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin borçlunun huzurunda yapıldığını, takibe dayanak çeklerin karşılıksız çıktığının 06.04.2007’de belirlenmesinden bir gün sonra mahcuzların borçlu tarafından üçüncü kişiye fatura edildiğini,davacının bunları 10.04.2007’de dava ve takip dışı … A.Ş.’ne kiraya verildiğini,adı geçen şirketin fabrika inşaatının da borçlu tarafından yapıldığını ve davacıya satılan inşaat kalıplarını kullandığını, fatura bedeli 82.000,00.-TL olan malların üç aylığı 100,00.-TL’sından kiraya verilmesinin genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmadığını, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı işlemler yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haczin takip borçlusunun yapımını üstlendiği fabrika binası sahasında yapıldığı, davacının ise borçludan satın aldığı kalıplarla inşaata devam edeceğini iddia ettiği, sunulan faturaların haciz tarihinden kısa bir süre önce düzenlendiği,inşaat kalıplarının üçüncü kişiye satışının muvazaalı işletme devri gibi kabul edilmesi gerektiği, öte yandan devir gerçek kabul edilse bile İİK’nun 44. madde gereklerinin yerine getirilmemesi nedeni ile devralan üçüncü kişinin de BK’nun 179. maddesi uyarınca işletmenin borçlarından sorumlu olduğu, takip durdurulduğundan tazminata ilişkin yasal koşulların oluştuğu“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili ve vekalet ücreti yönünden de davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında İİK’nun 97/11. maddesi uyarınca, genel hükümler dahilinde basit yargılama usulü uygulanır.Bu kuraldan yola çıkıldığında, dava değeri, hacizli malın değeri ile alacak miktarından hangisi az ise ona göre belirlenmeli ve işin esasına yönelik karar verilmesi halinde de vekalet ücreti bu miktar üzerinden, nispi tarifeye göre hesaplanmalıdır.
Somut olayda (işin esasına yönelik) davanın reddi kararı verildiği halde, dava değeri olan 11.000,00.-TL üzerinden, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi yerine maktu vekalet ücreti ile yetinilmesi hatalıdır.
Ne var ki, belirtilen yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişi vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın
hüküm fıkrasının 6. bendindeki “Davalı alacaklı vekili lehine takdir edilen 285,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalı alacaklı … Çelik İmalat İnş. San. ve Tic. Şti.ne verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Karar tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 11.000,00.-TL üzerinden hesaplanan 1.320,00.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı alacaklıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına,hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 145,70 TL. fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 10.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.