Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2156 E. 2010/5478 K. 14.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2156
KARAR NO : 2010/5478
KARAR TARİHİ : 14.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacılar vekili, müvekkillerinin babası …’in kullanmakta olduğu araçta, anneleri Belkıs ile birlikte yolculuk yaparken, davalılar … ve …’in malik/sürücüsü oldukları kamyon ile çarpışmaları sonucu, müvekkillerinin anne ve babasının vefat ettiğini, davalı Başak Groupama Sigorta A.Ş.’nin karşı aracın trafik sigortacısı, … Anonim Türk Sigorta Şirketinin ise müvekkillerinin desteğinin kullandığı aracın trafik sigortacısı olduğunu, olayda davalı sürücünün 2/8 oranında kusurlu bulunduğunu belirterek, davacıların her biri için 5.000.00 TL olmak üzere toplam 10.000.00 TL destekten yoksun kalma tazminatının, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan (sigorta şirketleri kusur oranında ve poliçe limitinden sorumlu olarak), davacıların her biri için 25.000.00 TL olmak üzere toplam 50.000.00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar … ve …, ikametgahları olan Senirkent Asliye Hukuk Mahkemesi’nin davaya bakmaya yetkili olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuş, esas yönünden de davanın reddini savunmuştur.
Davalı … şirketleri vekilleri, kusura göre gerçek zarar miktarından poliçe limiti ile sorumlu olduklarını, zararın ispatlanması gerektiğini ve davadan önce temerrüde düşürülmediklerini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadığı gibi, poliçenin düzenlendiği yerin ve davalı … şirketlerin merkezlerinin de … olmadığı, olayda HUMK.’nun 19. ve 17. maddelerinin uygulanma olanağının bulunmadığı, kazanın Kütahya’da meydana geldiği, davalı gerçek kişilerin yerleşim yerinin ise Senirkent olduğu anlaşılmakla, davaya bakmaya Senirkent Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili olduğundan, mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
HUMK.’nun 9/2. maddesine göre, davalı birden fazla ise, dava bunlardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği gibi, aynı Kanun’un 21. maddesi uyarınca, haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
2918 Sayılı KTK.’nun 110. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.
Zarar görenler tarafından, trafik sigortasını yapan şirketler aleyhine, işleten ve sürücü ile birlikte açılması halinde, KTK.’nun 110. ve HUMK.’nun 9. maddesi uyarınca, davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde de açılabilir. Davacı, bu mahkemelerin birinde dava açmak hususunda seçimlik hakka sahiptir.
Somut olayda, kaza yeri Kütahya/Merkez, davalılar … ve …’in ikametgahı Senirkent, davalı … şirketlerinin merkezi Maslak-Şişli/… olup, davalı …’nin poliçesini … acentesi düzenlemiştir. Davacılar iş bu davayı, şubeye göre daha geniş yetkiye haiz, her iki sigorta şirketinin Bölge Müdürlüklerinin bulunduğu …’de açmıştır.
Bu durumda mahkemece, davalılar … ve …’in yetki itirazlarının yerinde olmadığından reddi ile işin esası incelenerek bir karar verilmesi gerekirken, yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 14.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.