Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2205 E. 2010/6141 K. 01.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2205
KARAR NO : 2010/6141
KARAR TARİHİ : 01.07.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde dahili davalılar … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen çekici ücreti dahil 4.387,55 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı …’nin miras bırakanı sürücü …’nin olayda %70 oranında kusurlu olduğunu belirterek murisin kusur oranına isabet eden 3.017,29 TL’nin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş; 18.7.2007 tarihli dilekçe ile miras bırakan sürücü …’nin mirasçıları … ve …’nin davaya dahil edilmelerini istemiştir.
Dahili davalılar … ve …, kusur oranını kabul etmediklerini, ödeme güçlerinin bulunmadığını, karşı tarafın kusuru nedeniyle açılmış veya açılacak lehlerine bir tazminat kazanacak olurlarsa borçlarını ödeyeceklerini belirtmişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 3.017,29 TL tazminatın ödeme tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ve dahili davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, dahili davalılar … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301.maddesine istinaden açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı ve dahili davalıların miras bırakanı … ve Yaşaroğlu 1980 doğumlu …, 20.5.2005 tarihinde meydana gelen, davaya konu trafik kazası sonucu, aynı tarihte vefat etmiştir. 15.11.2005 tarihinde murisin eşi, davalı … aleyhine dava açılmış; dava dilekçesinde …’nin mirasçı olduğu belirtilmiştir. Bilahare dosyaya ibraz edilen Antalya 1.Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 26.6.2007 gün 2007/1204-1108 sayılı veraset ilamına göre davacı vekili murisin yargılama sırasında öldüğünden bahisle murisin anne ve babası olan mirasçıları … ve …’nin davaya dahil edilmelerini 18.7.2007 tarihli dilekçesi ile talep etmiş, mahkemece mirasçılar davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuş, davalı ve dahili davalılar aleyhine hüküm kurulmuştur. Oysa muris …’nin dava tarihinden önce 20.5.2005 tarihinde öldüğü, veraset ilamı, dosya kapsamı ve hatta dava dilekçesinden dahi anlaşılmaktadır. Taraf ehliyeti, kamu düzenine ilişkin olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken hususlardandır.
Hüküm sadece davada taraf olanlara yönelik olarak verilebilir. Bu kural uyarınca, dava dilekçesinde davalı olarak gösterilmeyen taraflar, dava açıldıktan sonra ek bir dilekçe ile davaya dahil edilemeyeceği gibi “mecburi dava arkadaşlığı” dışında ıslah yolu ile dahi taraf değiştirilemez. İhbar olunan kimseler (davaya dahil edilenler) HUMK’nun 49.maddesi vd uyarınca, davada davalı sıfatını kazanamayacağı gibi, bu kişiler aleyhine hüküm de kurulamaz. Buna göre, aleyhlerinde davacı tarafından usulen açılmış ve harcı verilmiş bir dava olmadığı halde dahili davalılar … ve … aleyhine hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dahili davalılar … ile …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün dahili davalılar yararına BOZULMASINA, bozma sebebine göre dahili davalıların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’ye geri verilmesine 1.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.