Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2355 E. 2010/4668 K. 24.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2355
KARAR NO : 2010/4668
KARAR TARİHİ : 24.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacılar için 2.000 er TL maddi, 15.000 er TL manevi tazminatın tahakkuk tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı sigorta şirketi sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda davacı baba için 7.696,31 TL, anne için 7.003,18 TL ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; maddi tazminat davasının kabul ile, davacı baba için 7.696,31 TL, anne için 7.003,18 TL maddi tazminatın sigorta şirketinden poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile , diğer davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline,manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, davacılar için 10.000 er TL manevi tazminatın davalı …’den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile
2010/2355
2010/4668
birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davacılar vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nun 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davalı sigorta şirketi vekilinin tüm ,davacılar vekilinin ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Karayolları Trafik Kanunu’nun 98/1.maddesi gereğince, sigortalı aracın işletilmesi nedeniyle oluşan zarardan dolayı sigortacıya yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içinde ödenmesi gerekmektedir. Davalı sigorta şirketine davacılar tarafından yapılan müracaat üzerine davalı sigorta şirketi 23.1.2006 tarihinde kısmi ödeme yapmıştır. Bu durumda sigorta şirketinin bu tarihte temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken, yazılı şekilde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı sigorta şirketi vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hüküm fıkrasının 2 nolu bendinde yer alan ” dava tarihi 26/03/2009’dan” tümcesinin çıkarılmasına ve yerine “23.01.2006 tarihinden” tümcesinin yazılması suretiyle
2010/2355
2010/4668
kararın düzeltilerek ONANMASINA, ve aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, aşağıda dökümü yazılı 1.843,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı sigorta şirketinden alınmasına 24.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.