YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2512
KARAR NO : 2010/7472
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı, müvekkiline ait aracın tek taraflı kazada hasarlandığını, ayrıca araçta yüklü olan akaryakıtın bir kısmının kaza mahalline aktığını belirterek 20.000 TL araç bedeli, 9.101 TL emtia bedeli, 699 TL çekici ücreti olmak üzere toplam 29.800 TL’nin olay tarihinden işleyecek %38 reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve işbölümü itirazında bulunarak, istiap haddinin aşılması nedeniyle kazanın meydana geldiğin bu durumun teminat dışında kaldığını, olay mahallinde mazot akıntısına rastlanmadığını, kaldı ki emtia davacıya ait olmadığından poliçe hükmü gereğince teminat kapsamında bulunmadığını, hasar miktarının fahiş olduğunu, olay tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
28.11.2006 gün 2005/134 2006/619 sayılı önceki hükmün taraflarca temyizi üzerine, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 31.3.2008 gün 2007/2017 2008/4199 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın kısmene kabulü ile 18.125 TL araç bedeli, 699 TL çekme ücreti olmak üzere toplam 18.824 TL’nin 22.7.2004 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı … şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araçta oluşan hasarın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra “yetki itirazının süresinde yapılmadığı” gerekçesiyle yetki itirazının reddine karar verilerek işin esasına girilmiştir.
Uyuşmazlık, yetki ve iş bölümüne ilişkin itiraz dilekçesi yasal süre içerisinde verilip verilmediği konusunda toplanmaktadır.
Somut olayda davalı tarafa dava dilekçesi 1.3.2005 tarihinde tebliğ edilmiş, dosyada fotokopisi bulunan davalı vekilinin yetki ve işbölümü itirazını içeren dilekçesinin 10.3.2005 tarihinde Adana 5.Asliye Hukuk Mahkemesine sunulduğu ve muhabere defterinin 567.sırasına kaydının yapıldığı, dilekçenin mahkemesine gönderilmek üzere, postaya verilmesi için mahkemeye getiren stajer Semih Nazik’e elden imza karşılığı teslim edildiği, 11.3.2005 tarihinde 659 kabul nolu iadeli taahhütlü posta alındısı ile Adana Adliye Sarayı Şubesinden postaya verildiği, 14.3.2005 tarihinde Diyarbakır Adliyesinde … isimli görevliye teslim edildiği anlaşılmıştır. Buna göre, sorumluluk muhabere kaydından sonra dilekçeyi elden getirene teslim eden Adana 5.Asliye Hukuk Mahkemesindedir.
O halde mahkemece, davalı vekilinin yetki ve işbölümü itirazını içeren dilekçe süresinde verilhdiği kabul edilerek, yetki ve iş bölümüne ilişkin dilekçe incelenmek suretiyle sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 2-Bozma sebebine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.