YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2562
KARAR NO : 2010/7512
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı 3.kişi vekili, İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün 2009/4894 esas sayılı takip dosyasında haczedilen menkullerin borçluya ait olduğunu, istihkak iddia eden 3.kişiye ait olmadığını ileri sürerek, 3.kişinin mahcuzlar üzerindeki istihkak iddiasının reddini talep etmiştir.
Davalı borçlu davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, takip borçlusunun davalı olarak gösterildiği, lehine istihkak iddiasında bulunan 3.kişiye dava açılmadığı, davalı olarak gösterilen şirketin aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, alacaklının İİK.nun 99. maddesine dayalı olarak 3.kişinin istihkak iddiasının reddi istemine ilişkindir. Mahkemece, istihkak iddiasında bulunan 3.kişinin davada taraf gösterilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de 3.kişinin sehven davalı olarak gösterilmediği ilk oturumda davacı alacaklı vekilince beyan edildiği gibi başlangıçta 3.kişinin davalı olarak gösterilmemiş olması tamamlanabilecek usulü bir hata olup Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre 3.kişinin bilahare davaya katılmasının temini suretiyle taraf teşkilinin
sağlanması mümkündür. Alacaklının kendiliğinden veya olayımızda olduğu gibi icra müdürünün İİK.nun 99. maddesi uyarınca alacaklıya yedi gün içinde dava açması için süre vermesi üzerine dava açılması durumunda, davanın istihkak iddiasında bulunan yada lehine istihkak iddiasında bulunulan 3.kişiye yönetilmesi gerekir. Artık davalı sıfatı 3.kişiye ait olduğundan açılan dava pasif husumet yönünden reddedilemez. Mahkemece, bu husus gözetilerek istihkak iddiasında bulunan 3.kişinin davaya çağrılarak taraf teşkilinin sağlanması ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.