YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2563
KARAR NO : 2010/3933
KARAR TARİHİ : 27.04.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda müvekkilinin sürekli işgücü kaybına uğrayacak şekilde yaralandığını ileri sürerek, 7.500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Davalı vekili, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacının davalıyı ibra ettiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Sorumluluğa İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111 nci maddesinde ise, tazminat miktarlarına ilişkin anlaşmaların iptali koşulu belirlenmiştir. Anılan düzenlemeye göre, bu Kanun’da öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir. Tazminat miktarlarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten itibaren 2 yıl içinde iptal edilebilirler. Yasa’nın bu hükmünden yararlanmak için ibra belgesinin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi, yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterlidir. Somut uyuşmazlıkta, davalı tarafından davacıya 12.949,77 TL tutarında tazminat ödenmiş ve karşılığında 24.12.2007 tarihli ibraname düzenlenmiştir. Davanın ibraname tarihinden itibaren 2 yıl içinde açıldığı dadikkate alınarak, anılan düzenleme çercevesinde geçerliliği tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.