YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2718
KARAR NO : 2010/4644
KARAR TARİHİ : 24.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, dava dışı …’ın kullanımında iken, ihtiyaç gidermek için yolun sağına çekip ayrılmasının akabinde kendiliğinden hareket edip şarampole yuvarlanması neticesinde hasara uğradığını, başvuruya rağmen davalı sigortanın ödeme yapmadığını belirterek, 12.600.00 TL hasar bedeli, 2.500.00 TL değer kaybı ve 500.00 TL kâr kaybı olmak üzere toplam 15.600.00 TL’nın, kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sürücü değişikliği yapıldığı ve aracın kasten şarampole yuvarlandığı şüphesi bulunduğundan kaza raporu tanzim edilmediğini, araç üzerinde hacizler ve rehin kaydının bulunduğunu, Kasko Sigortası Genel Şartları B.3.3.2. maddesi uyarınca, rizikonun teminat dışında kaldığını bildirerek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, aracın kasten kaza yaptırılarak hasara uğratıldığına ilişkin savunmanın davalı … şirketince ispatlanamadığı, rizikonun teminat kapsamında kaldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 10.501.00 TL hasar bedeli ve 2.047.50 TL değer kaybı tazminatının, 24.11.2008 ekspertiz rapor tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
2010/2718
2010/4644
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Poliçede, dain ve mürtehin olarak dava dışı T. Halk Bankası A.Ş. Erzincan Şubesi gösterilmiştir.
TTK.nun 1269. maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse sıfatıyla o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi, aynı Yasa’nın 1270. maddesi hükmüne göre, bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan hesabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 879.maddesi gereğince, sigorta tazminatının öncelikle rehin hakkı sahibine verilmesi veya açık muvafakatinin alınması gerekmektedir.
Somut olayda, dain mürtehin sıfatı bulunan ve menfaati olan dava dışı bankadan, dava açmaya ve tazminatın davacıya ödenmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, dava dışı bankadan, araç üzerindeki dain-mürtehin kaydının ve kredi alacağının devam edip etmediği sorulup, devam ediyor ise davanın açılmasına ve tazminatın davacıya verilmesine muvafakati olup olmadığı konusu araştırılmalı, muvafakati sağlandığı takdirde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, aksi halde davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli değildir.
3- Öte yandan, sigortalı araçta meydana gelen değer kaybı, kasko sigorta poliçesi ile güvence altına alınan zarardan değildir. Mahkemece, değer kaybına ilişkin tazminat talebinin reddedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin
2010/2718
2010/4644
Temyiz itirazlarını kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.