Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/2766 E. 2010/8225 K. 14.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2766
KARAR NO : 2010/8225
KARAR TARİHİ : 14.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı oğlu olan diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece dava tarihinde geçerli bir icra takibinin bulunmaması, aciz vesikası alınmaması ve tasarrufun borcun doğumundan sonra yapılması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, davacı tarafından usulüne uygun biçimde başlatılan bir icra takibi ve buna bağlı olarak alınmış bir aciz belgesi olsa dahi İİK.nun 284. maddesine göre tasarrufun iptali davalarının tasarruf tarihinden itibaren 5 yıllık süre içinde açılması öngörülmesine, söz konusu sürenin hak düşürücü süre olup, mahkemece resen nazara alınmasının gerekmesine, somut olayda borçlu davalı … tarafından taşınmazın diğer davalı …’a satış tarihi 29.09.1998 olup dava ise 24.03.2006 tarihinde açılmış olmasına, bu durumda mahkemece ‘davanın hak düşürücü süre yönünden reddine’ karar vermesi gerekirken yazılı olduğu üzere değişik gerekçe ile de olsa davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava
şartının bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi halinde maktu vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere nispi tarife üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinde kararın HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3. bendindeki “hesaplanan 7.000.00 TL” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “575.00 TL” ibaresinin yazılmak suretiyle hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.