YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2879
KARAR NO : 2010/3744
KARAR TARİHİ : 22.04.2010
Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı üçüncü kişi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, … İcra Müdürlüğü’nün 2007/9222 Esas sayılı dosyasından yazılan talimat uyarınca,… İcra Müdürlüğü’nün 2007/1139 Talimat sayılı dosyasında yapılan 23.05.2007 günlü hacze konu menkullerin davacıya ait olduğunu, haciz mahallinin borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, 30.04.2007’de davacı tarafından boş olarak kiralandığını, belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığını, davacı ve borçlunun aynı faaliyet alanında çalıştığını, üçüncü kişiye yapılan devrin alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı işlem niteliğinde olduğunu, sunulan faturaların tek başına istihkak iddiasını kanıtlamaya elverişli bulunmadığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre:“haczin borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiği adreste yapıldığı, davacının iddiasını ispat yükü altında olduğu, sunulan faturaların mahcuzlara ait olmadığının bilirkişi incelemesi ile belirlendiği,tanık anlatımlarının ise tek başına yeterli kabul edilemeyeceği ” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçeli karar başlığında borçlu şirket adının … Tekstil Ltd.Şti. yerine … Tekstil Ltd.Şti. olarak gösterilmesi, yerinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haczin yapıldığı yerde ödeme emri TK 35. maddesine göre tebliğ edilmiştir. Burada yapılan 23.05.2007 ve 07.09.2007 günlü hacizler sırasında borçlu şirket ortakları ya da çalışanlarının hazır bulunduğu ya da borçluya ait belgelerin ele geçtiği yönünde bir tespit de yer almamaktadır.
Davacı üçüncü kişinin sunduğu kira sözleşmesi, faturalar ve tanık anlatımları içeriğinden de borçlu ile aralarında iş yeri devri yapıldığı yönünde bir bilgi elde edilememektedir.
Bu durumda İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına ait olduğunun kabulü gerekmiştir.
Mülkiyet karinesinin aksini ispat yükü altında bulunan alacaklı taraf mahcuzların borçluya ait olduğunu kanıtlamaya elverişli delilleri dosyaya sunamamıştır.
Bu nedenlerle istihkak iddiasının kabulü yerine dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.
S O N U Ç :Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı (üçüncü kişi) … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 22.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.