YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3122
KARAR NO : 2010/11438
KARAR TARİHİ : 23.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalı … ve …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borçlarına yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile Müjdat Üner kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece aciz belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davaları elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda davacının dayanağı olan Tarsus 2.icra müdürlüğünün 2006/1031 sayılı takip dosyasında tapu sicil müdürlüğü, Trafik Tescil Müdürlüğü ve ilgili banka şubeleri ile benzer kurumlar nezdinde yapılan araştırmada borçlunun haczi kabil
2010/3122
2010/11438
malının olmadığı bildirilmiş, hükümden sonra 27.01.2010 tarihinde borçlunun adresinde yapılan haciz sırasında haczi kabil malının bulunmadığına ilişkin tutanak düzenlenmiş, böylece borçlu davalının aciz halinde olduğu belirlenmiştir. Bu durumda davanın esasına girilmesi, alacaklı davacının takibinin dayanağının 06.03.2006 tanzim tarihli senet olduğu, tasarrufun ise 07.12.2005 tarihinde yapıldığı göz önüne alınarak davacıdan var ise borcun tasarruftan önce doğduğuna ilişkin delillerinin istenilmesi ondan sonra tarafların delillerinin toplanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ :Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.