YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3283
KARAR NO : 2010/7102
KARAR TARİHİ : 21.09.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vekili, Sorgun İcra Müdürlüğü’nün 2009/2353 Esas sayılı dosyasından 04.12.2009 tarihinde yapılan haciz sırasında davalı 3. kişinin istihkak iddiasında bulunduğunu belirterek İİK 99. madde gereğince davalının istihkak iddiasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı 3. kişi vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre; haciz yapılan işyerinin takip konusu borçtan önce davalıya devredildiği dolayısıyla davalının mal kaçırma kastı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İİK’nun 44.maddesine göre ticareti terkeden tacir durumu 15 gün içinde kayıtlı bulunduğunu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifleriyle alacaklılarını isim adreslerini gösterir mal beyanında bulunmaya mecburdur.Mal beyanında bulunduğu tarihten itibaren 2 ay süre ile haczi kabil malları üzerinde tasarrufta bulunamaz.Terk kavramına ticari işletmeyi başkasına devretmek, ticari işletmeyi kapatmak veya dağıtmak işlemleri de girer. Diğer yandan BK’nun 179.maddesine göre bir mameleki veya bir işletmeyi aktif ve pasifleriyle birlikte devralan kimse bunu alacaklılara ihbar veye ilan ettiği tarihten itibaren onlara karşı işletmenin borçlarından sorumlu olur.
Somut olayda haciz, borçlu şirket tarafından 12.11.2009 tarihinde davalı 3.kişiye devredilen işyerinde yapılmıştır. Sorgun Ticaret Sicilinden gelen evraklardan borçlunun bu işyerinin kapanışını 13.11.2009 tarihinde yaptırdığı; SGK kayıtlarından da davalı …’ın 2009 yılı Ocak ayından Kasım ayına kadar borçlu şirkette sigortalı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Borçlu ile davalı 3.kişi arasındaki ilişki ticari işletme devri niteliginde bulunduğundan İİK 44,280,BK’nun 178,179.maddelerinin uygulanması gerektiği açıkça ortadadır.Anılan maddelerde öngörülen koşulların yerine getirildiği iddia ve ispatlanamamıştır.Bu durumda devir alacaklıların haklarını etkilemiyeceğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 21.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.