YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3414
KARAR NO : 2010/7574
KARAR TARİHİ : 30.09.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece aciz belgesi ibraz edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.nun 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkin olup, bu tür davalar elinde kat’i (İİK.nun 143.md) yada geçici (İİK.nun 105.md) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re’sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay’ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Somut olayda alacaklı davacı tarafından dosyaya kesin aciz belgesi ibraz edilmemiştir. Borçlunun adresinde 07.09.2009 tarihinde yapılan haciz işlemi sırasında ise haciz edilen menkul malların kendisine ait olduğunu ileri süren borçlunun kızının istihkak iddiası alacaklı tarafından kabul edilmiş, borçlunun
Hacze kabil başka malının bulunmadığı hususu haciz tutanağına geçirilmiştir. Yine alacaklı davacının aciz belgesi verilmesi isteği icra müdürlüğü tarafından dosyadan borçlu adına kayıtlı traktörün haczedilmiş olması nedeniyle reddedilmiş, icra müdürlüğünce yapılan araştırmada borçlunun haciz konulan traktör dışında başka bir mal varlığına rastlanılmamıştır. Bu durumda mahkemece icra takip dosyasında haciz konulan traktörün değerinin belirlenmesi ve belirlenen bu değere göre alacağın miktarı da göz önüne alınarak borçlu davalının aciz halinin değerlendirilmesi, borçlunun aciz halinde olduğunun anlaşılması halinde davanın esasına girilerek tarafların delilleri toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.