Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/3438 E. 2010/10971 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3438
KARAR NO : 2010/10971
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili,müvekkiline ait aracın davalı şirkete kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın tek taraflı kazada ağır hasar gördüğünü araç bedelinin sigortalıya ödenmediğini 26500 TL tahsili için yapılan icra takibine davalının itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, kazadan sonra sürücü değişikliği yapıldığını, kaza tutanağında araçta alkol kokusu olduğu belirtildiğini, kazanın alkolün etkisi ile meydana geldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre,aracın alkollü ve sürücü belgesi bulunmayan sürücü tarafından kullanıldığında ilişkin somut delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile Bakırköy 12 İcra Müdürlüğünün 2007/4641 sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 18.500 TL, 685,52 TL faiz üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden avans faiz uygulanmasına, icra inkar ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm ,davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2010/3438
2010/10971
2- Dava, kasko sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2.maddesinde “onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda, aracın Karayolları Trafik Yönetmenliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı talep ettiği takdirde sigortacının malı olur” hükmüne yer verilmiştir.
Buna göre, davalı …, meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, araç hurdasını, sigorta ettiren kendisine verilmesini istemedikçe, hurda bedelinin tazminattan düşülmesi olanaklı değildir. Davacı taraf dava dilekçesi ve yargılama aşamasında araç bedelinin tamamını talep ettiğine göre aracın olay tarihindeki gerçek değeri üzerinden tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 880,50 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.