Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/3774 E. 2010/7420 K. 28.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3774
KARAR NO : 2010/7420
KARAR TARİHİ : 28.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 28.9.2010 Salı günü taraflardan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili … adına kayıtlı davacı … idaresinde bulunan araca, davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın kırmızı ışıkta geçerek çarptığını belirterek araçta meydana gelen 21.500 TL. hasar bedelinin olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacı …’in araç sürücüsü olup aktif dava ehliyetinin olmadığını, davasının reddi gerektiğini, davalı şirketin aracı … San ve Tic. A.Ş. ne uzun süreli kiraya verildiğini, aracın işleteni olmadıklarını, kaza sırasında kavşakta bulunan trafik ışıklarının arızalı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … kusur oranını kabul etmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kısmen kabulü ile; 18.661,88 TL. tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmiş hüküm davalı …Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bu tür davalarda dava açma yetkisi kural olarak malvarlığı doğrudan doğruya zarar gören kişiye aittir. Araç maliki olan … dava açtığına göre araç sürücüsü …’in dava açmakta hukuki yararı olmadığı gözetilerek sürücü tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
2-Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi, trafik kazası zararından sorumluluğun (kurtuluş sebepleri ileri sürülüp ispat etmedikçe) işletene ait olduğunu belirlemiştir. İşleten ise aynı Kanunun 3. maddesinde; “araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun sureli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere, işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde tarif edilmiştir.
Dava konusu olayda, davalı … ile … A.Ş. arasında Bursa 15. Noterliği tarafından kira sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşmeye göre kira süresinin 1.4.2007 tarihinden itibaren 3 yıl olarak belirlendiği anlaşılmaktadır. Bu hale göre davalı ile üçüncü kişi arasında yapılmış olan uzun süreli kira sözleşmesi 2918 sayılı yasanın 3. maddesinde belirtildiği şekilde davalının işleten olmadığının kabulü ile bu davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken yazılı şekilde davalı … beton Fabrikası A.Ş. hakkındaki davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan davalı …Ş yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …Ş’ye geri verilmesine 28.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.