YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3789
KARAR NO : 2010/5652
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilince Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan ve davalıya ait olan aracın, ehliyeti olmayan sürücü tarafından kullanıldığı sırada meydana gelen kazada üçüncü kişinin öldüğünü, ölenin yakınlarına müvekkilince 13.717,76 TL tazminat ödendiğini, ancak bu zararın teminat dışı olduğunu ileri sürerek, anılan mablağın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kusurun ve tazminat miktarının fazla olduğunu savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, davalının aracının sürücü belgesi olmayan sürücü tarafından kullanıldığı sırada kazaya neden olunduğu, bu nedenle zararın teminat dışı olduğu ve ödenen tazminatın yerinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, anılan meblağın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-A) Dava, trafik kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkin olup, dava dilekçesinde araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğu iddia edilerek, buna göre ödenen 13.717,76 TL maddi tazminatın davalıdan rücuen tahsili istenilmiştir. Ancak mahkemece davalının % 75 oranıda kusurlu olduğu kabul edilerek, buna göre bilirkişinin hesapladığı 19.378,00 TL tazminattan % 25 kusur payı düşüldükten sonra kalan 14.533,00 TL’nin talep edilen meblağdan fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir..
Oysa dava dilekçesinde tam kusura göre 13.717,76 TL tazminat istenilmekle, tazminatın üst sınırı olarak bu meblağ ile davacının kendisini bağladığı gözetilerek, kabul edilen kusur oranına göre bu meblağdan indirim yapılarak belirlenecek tazminata göre hüküm kurulması gerekirken, HUMK’nın 74. maddesinde yazılı taleple bağlılık ilkesine aykırı ve talep aşılarak yazılı miktarın tahsiline karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
B) Kabule göre de; hesaba ilişkin mahkemece alınan iki ayrı bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmasına rağmen, bu çelişki giderilmeksizin hüküm kurulması da doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 17.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.