YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3887
KARAR NO : 2010/5654
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kazada müvekkillerinin desteğinin ölümüne neden olunduğunu, bu nedenle müvekkillerinin destekten yoksun kaldığını ileri sürerek, ıslahla toplam 205.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, limit ve kusur oranına göre sorumlu olduklarını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, anılan meblağın yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı sigorta bakımından poliçe limiti dikkate alınarak hüküm kurulduğu belirtilmiş ise de; poliçede öngörülen kişi başına 100.000,00 TL limit, kazada ölen bir kişinin tüm yakınlarının talep edebileceği toplam tazminat limitidir. Mahkemenin kabul ettiği gibi ölen bir kişinin herbir yakını için ödenecek tazminat limiti değildir.
Somut olayda, meydana gelen kazada bir kişi ölmüştür. Ölen bir kişinin tüm yakınlarının davalı sigortadan isteyebileceği toplam tazminat miktarı, poliçedeki kişi başına teminat limiti olan 100.000,00 TL kadardır.
Bu durumda, mahkemece, davacı … …nin eşi ve diğer iki davacının babaları olan desteklerinin ölümü nedeniyle, poliçe limitine göre toplam 100.000,00 TL’ye kadar tazminat isteyebilecekleri gözetilerek, buna göre hüküm kurulması gerekirken, davalı sigortanın sorumluluk limiti yanlış değerlendirilerek, limitin zarar gören kişi başına
100.000,00 TL olarak kabul edilmesi ve sonucunda limit aşılacak şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
2-Ayrıca, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hem asgari ücret üzerinden hem de tanık beyanlarına göre aylık 3.000,00 TL gelir üzerinden tazminat hesabı yapılmış, ancak mahkemece yeterli bir araştırma yapılmadan ve gerekçe gösterilmeden, gelir aylık 3.000,00 TL olarak kabul edilmiştir.
Mahkemece, ölen desteğin elde edebileceği gelirin belirlenmesi bakımından, soyut tanık beyanlarına dayanılmış ise de; bu hususta davacı tarafa ispat için imkan tanınması, gerektiğinde ölenin yaptığı işlerle ilgili kolluk araştırması yapılması, desteğin işi ile ilgili ticaret ve meslek odalarından görüş sorulması, hangi dönemlerde ne kadar çalışabileceğinin, hangi seviyede gelir elde edebileceğinin araştırılması ve buna göre ölen desteğin gelirinin belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz tanık beyanları esas alınarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Güneş Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 17.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.