YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/3890
KARAR NO : 2010/4921
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
MAHKEMESİ :İzmir Asliye 8. Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN
İZMİR 6.Asliye Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı … ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … aleyhine vergi borçlarından dolayı icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunmadığını ileri sürerek borçlunun dava konusu işletmesini davalı …’e devrettiğini onun tarafından davalı …’ye ve son olarak da bu davalı tarafından birleşen davanın davalıları Cihat ve Süleyman’a devrine ilişkin tasarrufların iptal edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Cevdet ve Fevzi vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, borçlu Bülent tarafından davalı …’e yapılan tasarrufun, amme alacağının tahsilini engellemeye yönelik olduğu gerekçesi ile iptaline, diğer devirlerde ise davalıların alacağın tahsiline imkan bırakmamak amacıyla hareket ettiklerine ilişkin delil mevcut olmadığı gerekçesiyle bu davalılar için davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı … ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 6183 sayılı Yasa’da, tasarrufun iptali davalarında uygulanan ticari işletmenin devrine ilişkin İİK’nın 280/son fıkrasındaki gibi bir düzenleme olmamasına rağmen bu maddenin 6183 sayılı Yasa için de kıyasen
2010/3890
2010/4921
uygulanmasının mümkün bulunmasına, davalı borçlu tarafından davalı …’e yapılan tasarrufun, İİK m. 280/son fıkra kapsamında değerlendirilmesi gerekmesine, 6183 sayılı Yasa’nın 31. maddesine göre 3. kişinin tasarrufa konu malı elinden çıkarması ve sonraki kişilerin kötüniyetlerinin kanıtlanamaması durumunda davanın bedele dönüşmesinin yasal bir zorunluluk olmasına, somut olayda da 3. kişiden işletmeyi devir alanların, borçlunun kamu alacağını engellemeye yönelik olarak hareket ettiğini bilen ya da bilmesi gereken kişilerden olduklarının anlaşılamamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davacı vekili ile davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 1.836,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı …’ndan alınmasına, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacı … hazinesinden harç alınmamasına 31.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.