Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4186 E. 2010/4775 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4186
KARAR NO : 2010/4775
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi,

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı … Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın neden olduğu kaza sonucunda müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile toplam 95.975,69 TL maddi ve 60.000,00 TL manevi tazminatın davalı … maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş vekili, kanıtlanan maddi zarardan poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, meydana gelen kazada, davalı sürücünün % 80 oranında kusurlu olduğu, davacının 12 ay iş göremez durumda kalacak ve % 46,2 oranında maluliyete uğrayacak düzeyde yaralandığı gerekçesi ile, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne 95.975,69 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı … maddi tazminattan poliçe limiti ile sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı … Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zararın tazmini istemine yönelik maddi ve manevi tazminat davasıdır.
2010/4186
210/4775
Davacının trafik kazası sonrasında sürekli işgücü kaybına uğradığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Ancak, sürekli işgücü kaybı oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu’ndan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Mahkemece, maluliyet oranının belirlenmesi için aynı verilere dayanmayan sağlık kurulu raporu esas alınmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Ayrıca, SGK Başkanlığı tarafından davacıya geçici işgöremezlik ödemesi yapıldığı ve SGK Başkanlığı tarafından davalılar aleyhine yapılan icra takibi ile de ödenen tazminatın rücuan talep edildiği anlaşımaktadır. Mahkemece, yapılan ödemenin tam olarak niteliği ve ilgili mevzuat uyarınca rücuya tabi olup olmadığı araştırılarak, rücuya tabi ödeme ise peşin sermaye değerinin hesaplanan tazminattan mahsubu ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve davalı savunması üzerinde durulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı … Sigorta A.Ş yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 25.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.