Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4246 E. 2010/7309 K. 27.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4246
KARAR NO : 2010/7309
KARAR TARİHİ : 27.09.2010

MAHKEMESİ :Silivri Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde taraflarca temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve maliki olduğu aracın neden olduğu kazada müvekkilinin aracının hasarlandığını, 5.000,00 TL’nin dava dışı zorunlu mali sorumluluk sigortası tarafından ödendiğini, geriye 11.517,64 TL zararın kaldığını ileri sürerek, bu meblağın 10.07.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar birlikte verdikleri cevap dilekçelerinde, kusuru ve talebi kabul etmediklerini savunmuşlardır.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kusur durumu ve belirlenen tazminat ile dava dışı sigortanın yaptığı ödeme düşüldükten sonra, davalıların sorumluluğunun 4.642,88 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, bu meblağın 10.07.2005’ten yasal faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre, davalı sürücünün kavşaklarda geçiş önceliğine uyma kuralını ihlal ettiği gerekçesiyle % 75 oranında asli kusurlu, davacının ise % 25 oranında tali kusurlu olduğu kabul edilerek, buna göre hüküm kurulmuştur.
Davalı taraf temyiz dilekçelerinde, aynı olayla ilgili Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinde açılan ceza davasında beraat ettiklerini, bununla ilgili karar örneğini dosyaya ibraz etmişlerdir.
BK’nın 53. maddesi uyarınca, Hukuk Hakimi, ceza hakiminin tesbit edeceği maddi olaylarla bağlı olup, ceza hakiminin belirleyeceği kusur oranı ile bağlı değildir.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş; Asliye Ceza dosyası getirtildikten sonra, ceza davasında verilen beraat kararı, beraat kararına esas alınan bilirkişi raporu, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için hükme esas alınan 15.10.2008 tarihli bilirkişi kurulundan ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Bozma nedenine göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda, (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile, hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davalılara ve davacıya geri verilmesine 27.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.