Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4537 E. 2012/8212 K. 26.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4537
KARAR NO : 2012/8212
KARAR TARİHİ : 26.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
MAHKEMESİ :Gaziosmanpaşa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili, davalı … sigorta AŞ vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili asıl ve birleştirilen dava ile, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle meydana gelen kazada desteklerinin öldüğünü açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak davacılar için 5.000’er TL destekten yoksun kalma tazminatının ve davacı eş için 4.000 TL, çocuklar için 2.000’er TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı … şirketleri sadece maddi tazminattan poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah ile maddi tazminat talebi miktarı toplamını bilirkişi raporu doğrultusunda eş … için 27.862,11 TL, çocuk … için ise 5.822,60 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; asıl dava yönünden; davacı … ve…’ın maddi tazminat istemlerinin reddine, davacı … için 27.862,11 TL, davacı … için 5.822,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar … ve …’dan kaza tarihinden itibaren, davalı
Sigorta şirketlerinden ilk 5.000’er TL için dava tarihinden bakiye kısım için ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile, davacı eş … için 3.000 TL, davacı çocuklar için ise 1.000’er TL manevi tazminatın davalılar … ve …’dan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili, davalı … Sigorta A.Ş vekili ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin, davalı … Sigorta A.Ş vekilinin ve davacılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının “sigortanın kapsamı” başlıklı A.1. maddesi uyarınca, Sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder, hükmüne aykırı olarak kaza tarihinde … limitinin 7.000 TL olduğu dikkate alınmadan hükmedilen maddi tazminatın tamamından davalı … şirketi ile davalı … Hesabının sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
3-Davacı … ile …’in maddi tazminat istemi red edilmiş olmasına rağmen kendisini yargılama sırasında vekil aracılığı ile temsil ettiren davalı … lehine AAÜT hükümleri uyarınca avukatlık ücretine hükmedilmemesi isabetli değildir.
4-Davacı … adının karar başlığında yer almaması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir. Ancak, Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya
Islaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte …’nı yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 98/1 nci maddesi hükmü uyarınca sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Dava konusu olayda davadan önce sigorta şirketine ve güvence hesabına başvuru yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece davalı … şirketi ile davalı … Hesabının ıslah edilen bölüm bakımından da dava tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilerek, ıslah edilen miktar bakımından da dava tarihiden itibaren temerrüt faizine hükmedilmek gerekirken, sigorta şirketi ve … yönünden ıslah edilen bölüm bakımından ıslah tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
5-Davacılar vekili birleşen dava dilekçesi ile manevi tazminat talepleri içinde faiz isteminde bulunmuş olmasına rağmen hükmedilen manevi tazminatlar yönünden faiz konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin, davalı … Sigorta A.Ş vekilinin ve davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi ile davalı … vekilinin, 4 ve 5 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara ve davalılar … Sigorta AŞ ve Güvence Hesabına geri verilmesine 26.6.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.