YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4573
KARAR NO : 2012/5489
KARAR TARİHİ : 02.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleten-sürücü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın takla atması sonucu araçta yolcu olan davacının iştirakçisi öldüğü için eşi ile çocuğuna dul ve yetim aylığı bağlandığını belirterek, 5434 sayılı yasanın 129. maddesi gereği 15.000 TL peşin sermaye değeri, 11.074,12 TL ödenen aylık toplamı, 830,27 TL işlemiş faizin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, poliçe limitinin 57.500 TL olduğunu, önlenin eşi … 52.331 TL, çocuğu …’ya 5.169 TL den toplam 57.500 TL ödediklerini ve sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalı … şirketi poliçe limitini ödediğinden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, Emekli Sandığı iştirakçısı olan …’in trafik kazası sonucu vefatı ile eş ve çocuğuna bağlanan dul ve yetim aylıklarının peşin sermaye değerinin araç sürücüsü ve ZMSS’si olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Davanın dayanağı 5434 sayılı Emekli Sandığı Yasası’nın 29.maddesi olup 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın 106.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır. 5510 sayılı yasa 01.01.2008 tarihinde yürürlüğe girmiş olup Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı,
Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ve TC. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’nü ortadan kaldırıp bu kurumların yerine … kurularak Sosyal Güvenlik Kurumları tek çatı altında toplanmıştır. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun uygulayacağı yasa 5510 sayılı yasa olup anılan yasanın 101.maddesinde yasanın uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların iş mahkemelerince çözümleneceği öngörülmüştür.
Bu halde yerel mahkemece mahkemenin görevsizliği, iş mahkemesinin görevli olması nedeniyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek duyulmamıştır.
SONUÇ:Yukarıda (1)numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA,(2)numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 2.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.