YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4620
KARAR NO : 2011/2020
KARAR TARİHİ : 08.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı … vekili ve davalı … A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı şirkete …sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın araç kiralama şirketi tarafından kiraya verildiği davalı … idaresinde bulunduğu sırada meydana gelen kazada ağır hasar gördüğünü, araç bedelinin sigorta şirketi tarafından ödenmediğini belirterek 26.000 TL. araç bedeli ve aracın kiraya verilememesi nedeniyle kaza tarihinden itibaren aylık 1.000 TL. kira bedelinin davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, araç üzerinde rehin hakkı olan bankanın muvafakatının alınması gerektiğini savunmuştur.
Davalı … duruşmalara katılmamış, savunma yapmamıştır.
Birleştirilen dosya davacısı… A.Ş. vekili davalı …’nın kredi borçlarını ödemediğini, … tarafından açılan davaya muvaffakatları olmadığını belirterek davaya müdahil olarak katılmalarına, 16.500 TL.nin kaza tarihinden reeskont faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; asıl davanın davacısı … tarafından açılan davanın reddine, birleştirilen dosya davacısı Denizbak …nın davasının kısmen kabulü ile 16.480 TL.nin davalılardan tahsilini davalı …’nın kredi borcu olan 11.096 TL. dan sorumlu tutulmasın karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili ve davalı … A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Birleştirilen davada davacı …Ş., davalı … A.Ş. ile … arasında yapılan …sigorta poliçesinde rehin hakkı sahibi olup, davalı …’nın kredi borcu nedeniyle 16.500 TL. rehin alacağı olduğu belirtmiştir.
Davacı banka Antalya 7. İcra Müdürlüğünün 2006/4362 sayılı takip dosyası ile davalı … hakkında 17.3.2006 tarihinde başlatılan icra takibinde 11.193 TL. asıl alacak ve 843 TL. işlemiş faizin tahsilini talep etmiştir. İlgili bankadan kredi borcunun miktarına ilişkin olarak gönderilen yazıda ise, 6.3.2006 tarihi itibariyle 8.259, 62 TL. ana para bakiyesi, 9.753,09 TL. birikmiş faiz alacağı olduğu belirtilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, 5.10.2005 tarihi itibariyle ana para borcunun 10.134 TL. olduğu belirtilerek bu miktar üzerinden faize faiz uygulanarak hesaplama yapılmıştır. Bu hali ile rapor ve dosya içeriğinde bulunan belgeler hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacı bankanın gerçek alacak miktarı ve davacı bankanın borçlusunu temerrüde düşürdüğü tarih belirlenerek temerrüt tarihine kadar akti faizin asıl alacağa ekleneceği de gözetilerek sonucuna göre bankanın alacaklı olduğu miktar belirlenerek zarar miktarından mahsup edilmeli, kalan miktar bulunması halinde asıl davanın davacısı …’ya ödenip ödenmeyeceği hususu tartışılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2- Davacı … ve davalı … arasındaki dava, …sigortası poliçesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
…Sigortası Genel ŞartlarınınB.3.3.1.2 maddesinde, “Onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.” hükmüne yer verilmiştir.
Bu hükümden açıkça anlaşılacağı üzere, davalı … meydana gelen hasar bedelini tamamen poliçe limitleri içerisinde ödeme yükümlülüğü altında olup, sigortalı araç hurdasını kendisine verilmesini istemedikçe, sigortacı tarafından sigorta ettirenin uhdesinde bırakıp, hurda bedelini tazminattan düşülmesi olanaklı değildir.
Bu durumda mahkemece, davacının uğradığı zararın tümüne hükmetmek gerekirken, araç hurdasının davacı sigortalıya bırakılarak hurda bedelinin tazminattan düşülmesine karar verilmesi doğru değil, davacı … yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı …, meydana gelen kaza nedeniyle aracın kiraya verilemediği süre için kazanç kaybı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda davacıya ait aracın kaza sonucu onarımının ekonomik olmayacağı belirlenmiştir. Bu hale göre aracın yerine aynı model ve aynı özellikte yeni bir aracın alınacağı güne kadar makul bir süre için kazanç kaybı belirlenerek davalı araç sürücüsü …’den tahsili ile davacı …’ya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu kaleme ilişkin talebinin de reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda 1, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl davanın davacısı birleştirilen dosya davalısı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı … A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı … ile davalı … A.Ş’ye geri verilmesine 8.3.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.