Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4624 E. 2010/7412 K. 28.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4624
KARAR NO : 2010/7412
KARAR TARİHİ : 28.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 28.9.2010 Salı günü davacı taraftan gelen olmadı. Davalı … vekili Avukat … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davalının işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ödenen meblağın rücuan tahsili için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaine ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar vermiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesi nedeniyle sigortalıya ödenen tazminatın, rücuan tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafından, davacı … şirketine ödenmesi gereken tazminat, sigortacının araçta meydana gelen zarar nedeniyle sigortalısına ödemesi gereken gerçek zarar kadardır, bu nedenle rücu edilebilecek tazminat tutarı ancak yargılama
sonucunda belirlenebilir. İİK’nun 67’nci maddesi uyarınca icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için borçlunun itiraz ettiği alacağın likid bir alacak olması, yani belirli bir miktar alacak olması gerekir. O halde, somut olayda icra takibine konu alacak tazminata ilişkin olup, yargılamayı gerektirdiğinden likid kabul edilemez. Mahkemece icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, birinci paragrafının ikinci satırında yer alan “takip konusu asıl alacağın taktiren % 40 ı olan 86.595,20 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacı … şirketine verilmesine” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “icra inkar tazminatı isteminin reddine” ibaresinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, 750,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, aşağıda dökümü yazılı 9.644,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 28.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.