Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4746 E. 2011/1269 K. 17.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4746
KARAR NO : 2011/1269
KARAR TARİHİ : 17.02.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak ve tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istihkak davasının kabulüne, tasarrufun iptaline ilişkin karşı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı karşı davacı alacaklı vekili ile davacı karşı davalı 3.kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı 3.kişi vekili, … 3.İcra Müdürlüğünün 2008/21078 ve 2008/21079 Esas sayılı takip dosyalarında haczedilen… plakalı aracın, müvekkili tarafından haciz tarihinden önceki bir tarihte borçludan noter satış sözleşmesi ile satın alındığını ileri sürerek haczin kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı alacaklı vekili cevabında, satışın alacaklıdan mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını, devir tarihinin borç tarihinden hemen önce olduğunu, davacının ödemelere ilişkin belge sunamadığını savunarak davanın reddini istemiş ve karşılık dava olarak da devir işleminin İİK.nun 277. maddeleri uyarınca iptalini talep etmiştir.
Davalı borçluya istihkak davasına ilişkin dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, haciz tarihlerinin noter satışından sonra olduğu, mülkiyetin noter satışı ile davacıya geçtiği, aracın halen satıcının zilyeliğinde bulunmasının tek başına muvazaayı göstermeye yeterli olmadığı gerekçesiyle istihkak davasının kabulü ile araç üzerindeki haczin kaldırılmasına; tasarrufun iptaline ilişkin karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı alacaklı vekili ile davacı karşı davalı 3.kişi vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davacı karşı davalı 3.kişi vekilinin temyizi yönünden yapılan incelemede;
Mahkemece verilen 15.12.2009 tarihli karar davacı-karşı davalı 3.kişi vekilince süresinde temyiz edilmiş olup daha sonra davacı vekili, vekaletnamesindeki yetkisine binaen temyiz talebinden feragat etmiş bulunduğundan davacı-karşı davalı 3.kişi vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı-karşı davacı alacaklı vekilinin temyizine gelince;
Uyuşmazlık, 3.kişinin İİK.nun 96 vd maddelerine dayalı istihkak davası ile alacaklının İİK.nun 97/17. maddesine dayalı tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Borçlu aleyhine yapılan icra takibinde hazcedilen araç üzerinde istihkak iddia edilip dava açılması üzerine alacaklı tarafından İİK.nun 97/17 maddesine dayanılarak ve karşılık dava biçiminde tasarrufun iptali davası açılmıştır.
İİK.nun 282. maddesi hükmüne göre tasarrufun iptali davalarında borçlu yasal hasım olup karşı dava dilekçesinin borçluya tebliğ edilerek taraf teşkilinin tamamlanması gerekir. İstihkak davası ile ilgili dava dilekçesi borçluya tebliğ olunmuş ancak iptal davasına ilişkin dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. Taraf teşkili re’sen gözetilmelidir. Ayrıca savunma hakkının kısıtlanmasıda HUMK.nun 73. maddesi hükmüne aykırılık oluşturur. O halde karşı dava dilekçesi davalı borçluya tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmalı, bildirilmesi halinde deliller toplanmalı, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre İptal davasına konu edilen aracın borçlu … Madencilik Nak.San.Tic.Ltd.Şti’ne muvazaalı biçimde satıldığı ileri sürülmüş, mahkemece muvazaa bulunmadığı kabul edilerek iptal davası reddedilmiştir.
Oysa İİK.nun 280/son maddesinde “Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdı ile hareket ettiği kabul olunur. Bu karine, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde
görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicil Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir” denilmektedir.
Borçlu şirketin borcun doğumundan sonra, takip tarihinden de kısa bir süre önce, dava konusu araç ile birlikte Dairemize gelen diğer dosyalarda dava konusu edilen başka araçlarını da 3.kişiye ve dava dışı kişiler hemen hemen aynı tarihlerde sattığı anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, borçlunun İİK.nun 280/son maddesi kapsamında ticari emtiasının önemli bir bölümünü 3.kişilere devredip devretmediği, borçlunun davacı 3.kişi ile birlikte alacaklıdan mal kaçırma amacıyla danışıklı işlem yapıp yapmadıkları, davacının borçlunun ızrar kastını bilebilecek durumda olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması da isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı 3.kişi vekilinin temyiz dilekçesinin feragat nedeni ile reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenler davacı karşı davalı 3.kişi ve davalı karşı davacı alacaklıya geri verilmesine 17.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.