Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4753 E. 2010/7414 K. 28.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4753
KARAR NO : 2010/7414
KARAR TARİHİ : 28.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 28.9.2010 Salı günü davacı … AŞ vekili Avukat … geldi. Davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçta çıkan yangının sirayet etmesi sonucunda yandığını, hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, ödenen tutarın rücuan tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … adına dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, işletilme halinde olmayan araçların neden olduğu zarardan sorumluluğun, kusur sorumluluğu olduğu ve nedeni belli olmayan yangın nedeni ile doğan zarardan davalıların sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 1301’nci maddesi uyarınca kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu araçta park halindeyken çıkan yangının sigortalı araca sirayet ederek yanmasına neden olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, park halinde iken çıkan yangın nedeni ile araç işleteni ve sürücüsünün, diğer araçta meydana gelen zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı noktasında toplanmaktadır. 2918 sayılı KTK’nun 85. maddesine göre, işletilme halinde
olmayan bir motorlu aracın sebep olduğu trafik kazasından dolayı işletenin sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin, kazanın oluşumunda işleten veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilere ilişkin bir kusurun varlığını veya araçtaki bozukluğun kazaya sebep olduğunu ispat etmesi gerekir.
Dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporunda, yangının aracın elektrik aksamından çıkmış olabileceği, bunun da aracın maliki ve sürücüsünün bakım onarım ve kontrol yükümlülüklerine aykırı hareketleri nedeniyle kusurlu oldukları belirtilmiş olduğu halde, mahkemece, bu rapora itibar etmeyerek yangının davalıların kusurlu hareketleri nedeniyle çıkmış olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
HUMK.nun 275 ve devamı maddelerine göre, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, uzman bilirkişinin oy ve görüşüne başvurulması zorunludur. Dava konusu uyuşmazlık, yangının çıkış nedeni ile ilgili olup, uyuşmazlığın çözümü teknik bilgiyi gerektirdiğinden, teknik bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi gerekir. Ne var ki alınan bilirkişi raporu, hüküm vermeye yeterli değildir. O halde, mahkemece, İTÜ’den bir elektrik, iki makina mühendisinden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden yangının çıkış nedeninin belirlenmesi ve yangının çıkışında araç maliki ya da sürücüsünün kusuru olup olmadığı konularında ayrıntılı gerekçeli ve denetime açık rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve bilirkişi raporunun aksine hüküm kurulması doğru görülemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.09.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.