YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4844
KARAR NO : 2010/5635
KARAR TARİHİ : 17.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılardan … tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle; Davalı borçlu ile 3.kişi konumundaki davalı … arasında yapılan satış işleminde bedeller arasında fahiş fark bulunması nedeniyle İİK.nun 278/2 maddesi uyarınca bu tasarrufun iptale tabi olduğunun anlaşılmasına, mahkemece 4. kişi olan davalıların kötü niyetli oldukları kabul edildiği halde, hüküm fıkrasında sadece tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken hem iptal hem de davalıların tazminata mahkum edilmeleri suretiyle HUMK.nun 388 ve 389.maddeleri hükümlerine aykırı bir şekilde terditli ve infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesinin doğru görülmemesine, bu nedenle hangi davalılar arasında yapılan satış işleminin iptali gerektiğinin mahkemece açıkça belirlenmesi, taşınmazı en son elinde bulunduran davalının da kötü niyetli olduğu kabul edildiği takdirde tasarrufun iptaline, aksi halde taşınmazı elden çıkaran diğer davalılar yönünden satış işlemi iptal edilecekse bu davalıların taşınmazı ellerinden çıkardıkları tarihteki gerçek değerleri üzerinden ve alacaklı davacının icra takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekirken, yazılı olduğu üzere hem iptal hem de tazminata karar verilmesinin doğru görülmediği gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile yapılan tasarrufların iptaline karar verilmiş, hüküm davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre diğer temyiz itirazları yerinde değildir, ancak mahkemece borçlu …’nin diğer davalı 3.kişi …’e, onun tarafından davalı … …’a, … tarafından da diğer davalı …’e yapılan satışlarla ilgili tasarrufların davacının takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere iptaline ve kendisine taşınmaz üzerinde cebri icra yapma yetkisi vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde sadece tasarrufun iptaline karar verilmiş olması doğru değil bozma nedeni ise de bu yöndeki yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden , kararın HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekir.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde “tasarrufun iptaline” ibaresinden sonra gelmek üzere “davacı alacaklıya Oltu icra müdürlüğünün 2006/46 sayılı takip dosyasındaki alacak ve ferileri ile sınırlı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış isteme yetkisi tanınmasına” tümcesinin yazılarak hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 17.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.