YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4866
KARAR NO : 2010/10991
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili, davalı … Sigorta A.Ş vekili, davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın, davalıların işleteni, sürücüsü, trafik sigortacısı ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü ileri sürerek, hasar bedeli 9.442,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş vekili, müvekkilinin poliçe limiti ile sorumlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı … Sigorta A.Ş vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, aracı dava dışı Ayhan Çelik’e sattığını savunmuştur.
Davalı …, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı … Sigorta A.Ş ve davalı … aleyhine açılan dava hakkında önceki ilamın kesinleşmesi nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına, bilirkişi raporu hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne, 9.442,00 TL’nin davalılardan … Sigorta A.Ş 4.442,00 TL’den sorumlu olmak üzere davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı … Sigorta A.Ş vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı … Sigorta A.Ş vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2010/4866
2010/10991
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalılardan … ve … Sigorta A.Ş aleyhine açılan dava, aracın işleteni ve trafik sigortacısı olmadıkları gerekçesi ile reddine ilişkin verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiyerek kesinleşmiştir. Ancak diğer davalıların bu yöndeki temyiz itirazları kabul edilerek karar bozulmuştur. Bu anlamda, davacının anılan davalılardan tazminatın tahsiline ilişkin kabul karar verilmemesi, davalılar yönünden usulü kazanılmış hakkın ihlal edilmemesi yönünden doğru görülmüştür. Ne var ki, kurulacak hükümde, müteselsil borçlu davalıların birbirlerine olan rücu haklarına engel olunmaması için, davalıların sorumluluklarının ve birbirlerine rücu hakları olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir.(HGK 04.11.2009, 2009/16-428 Esas, 2009/483 Karar).
O halde mahkemece, davalılardan … ve … Sigorta A.Ş’nin sorumlu oldukları tazminatın tespitine ilişkin karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde anılan davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı ve davalı … yararına BOZULMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 118,55 TL fazla alınan temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı …’a geri verilmesine 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.