Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4952 E. 2010/8160 K. 12.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4952
KARAR NO : 2010/8160
KARAR TARİHİ : 12.10.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 12.10.2010 Salı günü davacı …Ş vekili Av. … geldi, davalı … tarafından gelen olmadı. Davalı … … geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili ve davalı … … dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Gerekçeli karar, temyiz isteyen davalı …’e 12.03.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 30.03.2010 tarihinde mahkemeye verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2- Davalı …’in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Somut olayda davalı …’in taşınmazı, akit tablosunda yazılı olan 15.000 TL’ye ilave olarak satım tarihinden 3 gün önce yani 23/11/2007 tarihinde tasarruf konusu taşınmazın alımı için 64.000 TL banka kredisini de çekerek satın aldığı dosya arasındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Bu durumda yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunduğu başka bir anlatımla İİY’nın 278/2 maddesinde belirtilen edimler arasındaki aşırı farkın oluştuğu söylenemez. Davacı tarafın bedel farkından başkaca bir iptal nedenine ilişkin bir delili de bulunmamaktadır. Hal böyle olunca yazılı nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz dilekçesinin (isteminin) REDDİNE, davalı …’in temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, duruşmada vekille temsil olunmayan … yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.