Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4983 E. 2011/2234 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4983
KARAR NO : 2011/2234
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, Beyoğlu 4.İflas Müdürlüğünün 2007/4 sayılı iflas dosyasından, davacı şirket tarafından müflis şirkete finansal kiralama sözleşmesi kapsamında teslim edilen taşınır mallar ile ilgili olarak, sözleşmenin feshi ve malların iadesi için açtığı davada, Ankara 7.Asliye Ticaret mahkemesinin 2001/126 Esas ve 2004/593 Karar sayılı ilamı ile bu malların iadesine karar verildiğini, sözleşme kapsamındaki malların iflas masasına kaydedildiğini ve iflas masasına yaptıkları başvurunun ret edildiğini belirterek, İİK”nun 228 maddesine dayalı olarak açtıkları istihkak davasının kabulü ile sözleşme kapsamında kalan malların iflas masasından çıkartılmasını istemiştir.
Davacı vekili, aynı mahkemenin 2008/224 Esas sayılı dosyasında ise, otel binasının tapusunun davacı şirkete ait olduğunu ve bu taşınmazla ilgili olarak iflas masasının istihkak iddiasının reddine karar verme yetkisi bulunmadığını, bu karara yönelik şikayetin kabulü ile anılan kararın iptalini istemiştir.
Davalı … idaresi vekilleri, dava konusu taşınır malların büyük bir kısmının otelin tamamlayıcı parçası haline geldiğini teslimin hukuken ve fiilen imkansız olduğunu, ayrıca davacı tarafın bu malların değerini amortisman
hesabından 4 yıl içinde düştüğünü ve 4 yıl sonra 10 dolar gibi bir bedelle müflise devrinin zorunlu olduğunu, otel binasının ise, finansal kiralama sözleşmesinin eki olarak
teminat amaçlı gayrimenkul devir sözleşmesi ile davacı şirkete devredildiğini, bununla ilgili olarak açılan davaların devam ettiğinden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının açtığı davalar arasında irtibat bulunduğundan bahisle birleştirilmiş ve dava sıra cetveline şikayet yolu ile itiraz olarak değerlendirilerek, taşınır mallar ile ilgili olarak kesinleşmiş yargı kararı bulunduğundan şikayetin kabulü ile taşınır mallar ile ilgili iddianın sıra cetveline alacak olarak kaydına, taşınmazla ilgili talebin ise tahliye ve teslim niteliğinde olduğu ve Beyoğlu 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/2005 Esas sayılı dosyasından yargılama sürdüğünden, şikayetin kabulü ile şikayetçi yönünden bu talebin” davalı olarak kaydına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı … idaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … idaresi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Davacının taşınır mallar ile ilgili talebi İİK’nun 228.maddesine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkindir.
Olayların hukuksal açıdan değerlendirilmesi ve nitelendirilmesi hakime aittir. Bir uyuşmazlıkta maddi olayın taraflarca yanlış nitelendirilmesi kendilerini ve hakimi bağlamaz. Hakim tarafların ileri sürdükleri maddi olay ve netice talepleri ile bağlı olup onların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir.
H.U.M.K’nun 76.maddesinin kapsadığı bu ilke ışığında uyuşmazlığın İİK’nun 228.maddesine dayalı olarak açılan istihkak davasına ilişkin olduğunun kabulü gerekmektedir.
Ankara 7.Asliye Ticaret mahkemesinin 2001/126 Esas ve 2004/593 Karar sayılı ilamı ile, davacı ile müflis şirket arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin feshine ve sözleşme kapsamında teslim ettiği malların iadesine karar verilmiş ve anılan bu karar kesinleşmiştir.
Bu durumda, davacının sözleşme kapsamında kalan mallar ile ilgili istihkak iddiası kesinleşmiş mahkeme kararı ile ispat edilmiş olduğundan, davacının istihkak iddiasının kabulü ile bu taşınır malların iflas masasından çıkartılarak davacıya teslimine karar verilmesi gerekirken, davanın nitelendirmesinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3.Davacının taşınmaz niteliğindeki otel işyeri ile ilgili talebine gelince,
MK’nun 992,1 hükmüne göre “tapuda kayıtlı taşınmazlarda hak karinesinden …yalnız adına tescil bulunan kimseler yararlanır. ”Bu hükümden de anlaşılacağı üzere taşınırlar bakımından zilyetliğe (ve icra hukuku bakımından elde bulundurmaya)yüklenen fonksiyonları, taşınmazlar bakımından tapu sicili (yani sicil zilyetliği) yerine getirmektedir.
Öte yandan 3.kişinin elinde olan ve 3.kişi tarafından mülkiyeti kendisine ait olduğu bildirilen bir mal iflas masasına ait olduğu bildirilirse bu halde İİK’nun 228.maddesi uygulanmaz. Mülkiyeti müflise ait olduğu iddia edilen 3.kişi elindeki mal da masa mallarının tutulduğu deftere yazılır (İİK’nun.212) fakat mal 3.kişi elinden alınamaz. Malın 3.kişinin elinden alınıp satılabilmesi için iflas idaresinin 3.kişiye karşı genel mahkemelerde dava açması gerekir. İflas İdaresi İİK’nun 228.maddesine göre icra mahkemesinde istihkak davası açmak üzere süre veremez.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz davacı adına tapuda tescilli olduğundan, davacı 3.kişinin elinde sayılması gerekir. Bu durumda dava konusu taşınmazla ilgili olarak iflas memurunun, İİK’nun 228. maddesi prosedürünü uygulayarak istihkak iddiasının reddine karar verip, davacının istihkak davası açma yükümlülüğü altına sokması mümkün değildir.
Bu nedenlerle, davacının şikayet olarak açtığı ikinci davanın kabulü ile iflas memurunun istihkak iddiasının reddine ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan iptaline karar verilmesi gerekirken yine dava nitelendirmesinde hata yapılarak iflas masasına davalı olarak kaydına karar verilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … idaresinin tüm temyiz isteminin reddi ile 2 ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı 3.kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, aşağıda yazılı 788,40 TL onama harcın temyiz eden davalıdan alınmasına 15.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.