Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/4997 E. 2010/5236 K. 07.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4997
KARAR NO : 2010/5236
KARAR TARİHİ : 07.06.2010

MAHKEMESİ : Kartal Asliye 1. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün davalı …’in süresi dışında, diğer davalıların süresi içinde temyiz etmeleri üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı kardeşlerine satışına ilişkin tasarrufların iptali ile davalı borçlu adına tapuya tescil edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılar arasındaki yakın akrabalık ve taşınmazların satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı … temyiz dilekçesinin incelenmesinde gerekçeli karar, temyiz isteyen davalı … vekiline 25.06.2009 tarihinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi HUMK’nun 432/1. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal süre geçirildikten sonra 11.09.2009 tarihinde mahkemeye verilmiştir. Bu nedenle süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 1.6.1990 gün ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtay’ca da bu yolda karar verilebileceğinden süresinden sonra yapılan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalıların temyiz dilekçelerinin incelenmesinde; mahkemece, davanın tamamı yönünden kabul kararı verilmiş ise de davacının dava dilekçesinin içeriği ve hangi taşınmazların dava edildiği tek tek açıklattırılmadan ve her taşınmaz için ayrı ayrı hüküm kurulmadan yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi Maltepe İlçesi, Bağlarbaşı Mahallesi, 485 Ada, 8 parselde bulunan taşınmazın 5 nolu bağımsız bölümünün davalı …’a ve onun tarafından da davalı …’e satışı yapılmış ve 4. kişi durumunda olan davalı …’e, dava dilekçesi bu davada aralarında menfaat çatışması bulunan davalı …’a tebliğ edilmiş bu durum 7201 sayılı Tebligat Kanununun 39. maddesi hükmüne aykırılık teşkil etmiş olup, davalı …’in savunma ve delilleri belirlenip ve davanın bu taşınmaz yönünden bedele dönüşüp dönüşmediğinin irdelenmesi gerekir. Gerektiğinde bedele dönüşme yönünden değer tespiti yapılmalıdır. Ayrıca mahkemece iptal kararı verilen 2652 ada 64 parsel sayılı parselin davalı borçlu elinde iken dava dışı banka alacağı nedeniyle satılarak paraya çevrildiği ve cebri icra yoluyla el değiştirdiği icra dosyası kapsamından anlaşılmaktadır. 2652 Ada 64 sayılı prasel ile ilgili borçlu tarafından yapılan bir tasarruf da yoktur. Hal böyle olunca mahkemece öncelikle davacının talebinin hangi taşınmazlara yönelik olduğu, taşınmazlarda borçlu tasarrufu olup olmadığı, borçlunun tasarruf ettiği taşınmazlarda 3. kişilerin taşınmazları elden çıkarıp çıkarmadıkları ve elden çıkarılmış ise İİK’nın 283/1 fıkrası gereğince bedele dönüşme şartlarının tezahür edip etmediği belirlenmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı …’in temyiz isteminin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün diğer davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 7.6.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.