YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/515
KARAR NO : 2010/3856
KARAR TARİHİ : 26.04.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davalı taraflara Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olan araçların dava dışı sürücülerinin kusurlu hareketiyle meydana gelen kazada davacı İsmail’in yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 7.500 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili ıslah ile talebini her iki poliçe limiti dikkate alınarak 41.500 TL ye yükseltmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 39.500 TL maddi tazminatın 11.8.2004 kaza tarihinden geçerli sigorta poliçesi ile sınırlı ve sorumlu olmak üzere davalılardan … Sigorta AŞ.nin sigortalı araç sürücüsünün 5/8 oranında kusura isabet eden miktar ile diğer davalı … şirketinin sigortalı araç sürücüsünün 3/8 oranında kusuruna isabet eden miktar ile sorumlu olmak üzere dava tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte her iki davalı … şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre , davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. … Üniversitesi Tıp Fakültesinin 14.9.2004 tarihli ve Adli Tıp Kurumu uzmanı Dr …nin 9.4.2009 tarihli raporlarına göre ,davacı …’ın uğradığı trafik kazası neticesinde sağ medial malleol kırığı, sağ femur tip 3 açık kırığı, sol tibia cisim kırığının tespit edildiği, sağ medial malleol kırığı, sol tibia cisim kırığının kalıcı sakatlık niteliğinde olduğu, %6,3 oranında kalıcı sakatlık (sürekli iş görmezlik) niteliğinde olduğu, tedavisinin 12 ay süreceği, tedavi giderlerine ait belge ibraz edilmemiş olsa da bu tip yaralanmalar için olağan olarak 2.000 TL tedavi gideri yapılacağının bildirildiği anlaşılmıştır. Yaralanmanın derecesi , görülen tedavi süresi ve geçirdiği aşama gözetildiğinde davacının bazı tedavi gideri yapması olağan bir durumdur.Diğer yandan olayın niteliği gereği bütün giderlerin belgelendirilmesi hayatın olağan akışına aykırı olduğundan davacıların her türlü tedavi giderini belgelendirmesi de beklenilemez. Bu konuda BK 42/2. maddesi yol gösterici nitelikte olup aynı zamanda zararın gerçek miktarını belirleyecek olan hakime de bir görev yüklemektedir.Bu durumda davacılara tedavi giderine ilişkin istek kalemini kanıtlama imkanı tanınmalı, davacıların bu giderlerini kanıtlayamaması durumda belgelenemeyen ancak tedaviye bağlı olarak yapılması olanaklı bulunan harcamalar konusunda doktor bilirkişiden alınan rapora göre somut olaya uygun bir tutara karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tedavi giderlerine ait istemin reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-AAÜT’nin 3/2. maddesi gereği müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde karar verilmesi halinde , ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek avukatlık ücretine hükmolunur. Red sebebi müşterek olmasına rağmen davalılar vekilleri lehine ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmedilmesi de isabetli değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 26.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.