Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5187 E. 2010/8668 K. 21.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5187
KARAR NO : 2010/8668
KARAR TARİHİ : 21.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı tarafa ait araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile meydana gelen kazada davacının yaralandığını açıklayıp, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 26.881,64 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminatı davalı … şirketinden temerrüt tarihi olan 19.06.2007 tarihi, diğer davalılardan ise olay tarihi olan 15.06.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen (davalı … şirketi sadece maddi tazminattan poliçe limiti ve avans faizi ile sınırlı sorumlu olarak) tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … şirketi vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, Davalı …poliçe limitiyle sınırlı sorumlu kalmak şartıyla 26,881,64 TL nin 1.000,00 TL sinin davalı …yönünden 20.06.2007 tarihinden, diğer davalılar yönünden olay tarihinden bakiye 25,881,64 TL nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar …, … ve Işık Sigorta A.Ş den müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 4.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’den alınarak
Davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı … şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile tedavi gideri ve … göremezlik tazminatı için 1.000 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, daha sonra bilirkişi raporu doğrultusunda … göremezlik tazminatını ıslah ile 26.881,64 TL ye yükseltmiştir. Mahkemece davacının talepleri arasında bulunan tedavi giderleri konusunda olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
3-Mahkemece manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önüne alarak manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarının adalete uygun olması gerekir. Tazminatın amacı zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmaktır. Somut olayda, tarafların kusur oranı, davacının yaralanma derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumu, duyulan acı gibi nedenler dikkate alındığında, davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarı, duyulan acıyı, çekilen sıkıntıyı hafifletebilecek düzeyde değildir.Hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup daha üst düzeyde manevi tazminat takdiri gerekir
4-Davacı davadan önce davalıya 11.6.2007 tarihinde tebliğ edilen ihtar ile müracaatta bulunmuştur. Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Ancak, trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte
ZMSS’nı yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. Zira, sigortacının tazminat giderim yükümlülüğünü düzenleyen KTK.nun 98/1 nci maddesi hükmü uyarınca sigortacı maddede belirtilen belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 … günü sonrasında temerrüde düşer. Davadan önce böyle bir başvurunun bulunmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşmüş sayılır. Dava konusu olayda davadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla, mahkemece ıslah edilen kısma ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
5-Kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarına göre AAÜT hükümlerine uygun olarak ayrı ayrı davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken kabul edilen maddi ve manevi tazminat miktarları toplamı üzerinden tek vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli değildir.
6-Mahkemece hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi raporunda, bilinen dönem ( kaza tarihi 15.6.2006 dan raporun hazırlandığı 1.9.2009 tarihine kadar) için kusur oranı ve maluliyet yüzdesine göre 1.447,82 TL daimi maluliyet zararı hesaplanmış, ayrıca kaza tarihinden itibaren 9 aylık tedavi dönemi için 3.480,54 TL tam … göremezlik zararı hesaplanmıştır.Böylelikle kaza tarihinden sonraki 9 aylık dönem için hem tam … göremezlik hem de kısmi … görmezlik zararına hükmedilmesi hatalı olmuştur.
7-Davalı … şirketi aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olup sigorta genel şartlarının B.2 maddesi 5.fıkrası uyarınca, hükmolunan tazminat sigorta bedelini geçerse, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde ödemekle yükümlüdür. Davalı … şirketi sadece maddi tazminattan sorumlu tutulmuş olmasına rağmen, hükmedilen maddi ve manevi tazminatların için belirlenen yargılama gideri ve harç miktarlarının tamamından diğer davalılar ile birlikte sorumluluğuna karar verilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı … şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2,3,4,5 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 6 ve
7 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … şirketi ve davacıya geri verilmesine 21.10.2010 günü oybirliği ile karar verildi.