Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5254 E. 2010/9519 K. 08.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5254
KARAR NO : 2010/9519
KARAR TARİHİ : 08.11.2010

MAHKEMESİ :Bakırköy Asliye 11. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi. Gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın, tam kusurlu olarak müvekkillerinin desteği …’ya çarparak ölümüne neden olduğunu, bu nedenle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını ve zarara uğradıklarını ileri sürerek, ıslahla birlikte toplam 39.209,57 TL maddi ve toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, gerçek zarardan limit oranında sorumlu olduklarını savunmuştur.
Diğer iki davalı davaya cevap vermemiş, davalı Sedat Yurteri daha sonra ıslaha karşı verdiği dilekçe ile ıslah edilen kısım için zamanaşımı def’inde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre, ıslahla istenilen kısmın zamanaşımına uğradığı, kazaya neden olan davalı …’nin zamanaşımı def’inin diğer davalılara teşmil edileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kusur oranına göre 750,00 TL maddi ve 3.750,00 TL manevi tazminatın yasal faizleriyle davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, 18.09.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırmış olup, buna karşı sadece davalı … zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemece tüm davalılar yönünden zamanaşımı def’inin kabulü ile ıslah edilen kısım hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davanın davalıları olan sürücü ile işleten ve işletenin zorunlu mali sorumluluk sigortası arasındaki sorumluluk ilişkisi BK’nın 51. maddesi kapsamında düzenlenen eksik teselsüle dayanmaktadır. Bu itibarla, BK’nın 134/1. maddesi hükmü, somut olayda eksik teselsül söz konusu olduğu için uygulanamayacaktır. (Bkz.HGK’nın 11.05.1977 gün, 1976/4-3068 esas, 1977/468 karar)
Öte yandan, zamanaşımı def’i, borçtan kurtulma durumunu husule getirmediğinden, müteselsil borçlulardan birinin ileri sürdüğü zamanaşımı def’inden bunu ileri sürmemiş olan diğer müteselsil borçluların yararlanması mümkün değildir.
O halde mahkemece davacının ıslahla artırılan kısım bakımından, zamanaşımı def’inde bulunmayan diğer davalılar yönünden talebin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 8.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.