Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5607 E. 2010/10997 K. 14.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5607
KARAR NO : 2010/10997
KARAR TARİHİ : 14.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü ileri sürerek, 9.984,20 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile, 4.050,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsuzlük bulunmamasına göre davacı vekili ve davalılar vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince, dava konusu tazminat tutarı 9.984,20 TL olup, yargılama sırasında dava dışı sigorta şirketi tarafından davacıya 5.750,00 TL’nin ödenmesi nedeniyle, 5.750,00 TL için dava konusuz kalmıştır. Davanın konusuz kalması halinde karar
2010/5607
2010/10997
verilmesine yer olmadığına ilişkin hüküm kurulmalı, yargılama harç ve giderleri yönünden dava açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre karar verilmelidir. Bu durumda dava açıldığı tarihte hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, davacı 9.800,00 TL tazminat talep etmekte haklı olup, yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti yönünden bu tutar esas alınarak hüküm kurulması gerekirken, 4.050,00 TL’nin esas alınması suretiyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Kabule göre de, davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına göre davalılar yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru olamamış, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara geri verilmesine 14.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.