YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5618
KARAR NO : 2011/676
KARAR TARİHİ : 03.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan …’ın müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazı kardeşi olan diğer davalı …’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK.nun 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. İİK.nun 280/1 maddesi uyarınca “malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun, alacaklılarına zarar verme kastı ile yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu mali durumun ve zarar verme kastının, işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal olunacağı” öngörülmektedir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise “üçüncü şahıs, borçlunun karı veya kocası, usul veya füru ile üçüncü dereceye kadar (bu derece dahil) kan ve sıhri hısımları evlat edineni veya evlatlığı ise borçlunun birinci fıkrada beyan olunan durumunu bildiği farz olunacağı açıklanmıştır. Bunun hilafını üçüncü şahıs ancak 279. maddenin son fıkrasına göre isbat edilebilir”
Somut olayda borçlu davalı … ile üçüncü kişi …’ın kardeş oldukları ve …ın cevap dilekçesi içeriğinden de kardeşi İsmail’in mali durumu ile alacaklıları ızrar kastını bilen veya bilebilecek kişilerden olduğu anlaşılmaktadır. Yasal karinenin akside ispat edilememiştir. Bu durumda davacının davasının kabulü ile davalılar arasındaki tasarrufun alacaklı davacının alacağına yetecek oranda iptaline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 3.2.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.