YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5679
KARAR NO : 2010/11330
KARAR TARİHİ : 21.12.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilikçesiyle davalı … …’nın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla İstanbul … … Mahallesi 195 Ada 18-19-20-21 parselde kayıtlı taşınmazlarını 05.12.2006 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … vekili, icra takibinin kesinleşmediğini, ,aciz belgesi sunulmadığını, ayrı ayrı imara uygun olmayan dava konusu dava konusu dört parsel üzerinde tek ev olduğundan birlikte ve rayiç değeriyle satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili,dava konusu taşınmazın dört parsel olmasına rağmen imar izni bulunmadığını, fiilen birlikte kullanıldığını ve üzerinde tek yapı olduğunu, gazetedeki satış ilanı üzerine iyiniyetle 700 000,00 TL bedelle alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazın tapudaki satış değeri ile rayiç değeri arasında fahiş fark bulunmadığı,davalı …’un borçlunun alacaklılarından mal kaçırma amacını bilen veya
2010/5679
2010/11330
bilebilecek durumda olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve 19.12.2005 gün ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 140. maddesi gereğince davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına 21.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.