Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/5976 E. 2010/9673 K. 09.11.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5976
KARAR NO : 2010/9673
KARAR TARİHİ : 09.11.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkiline ait saha dolabının, davalıların işleteni-sürücüsü ve trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucunda hasar gördüğünü ileri sürerek, hasar bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın davalı … yönünden kabulü ile takibin devamına, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş yönünden kısmen kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve delillerin takidirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili ve davacı vekilinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davalı sigorta şirketi kazaya neden olan aracın trafik zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olup, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85 ve 91’inci maddesi uyarınca işletenin sorumluluğunu üzerine almış bulunmasına göre, sigortalının aracın işletilmesi nedeni ile zarar görenlere ödemekle yükümlü olduğu tazminatı ve faizi ödemesi gerekir. Somut olayda davalının içinde bulunduğu araç ticari araç değildir, buna göre yasal faize hükmedilmesi gerekirken, avans faizine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı tarafından yapılan 211,75 TL keşif gideri, yargılama giderlerinin hesabında dikkate alınmamış olup, kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiş ise de, bu yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş vekili ve davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta A.Ş vekilinin, 3 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 2 numaralı bendinin dördüncü satırında yer alan “avans” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine “yasal” ibaresinin eklenmesine, 5. bendinin üçüncü satırının başına “211,75 TL keşif gideri” ibaresinin eklenmesine ve aynı satırda yer “89,60 TL” ibaresi hükümden çıkarılarak yerine, “301,35 TL” ibaresinin eklenmesine, hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 182,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda dökümü yazılı 17,15 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna 9.11.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.