YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/600
KARAR NO : 2011/4070
KARAR TARİHİ : 28.04.2011
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, Trabzon 2. İcra Müdürlüğü’nün 2007/8620 sayılı takip dosyasında yapılan 23.12.2007 günlü haciz sırasında istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişi şirketin borcun doğumundan sonra, alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak kurulduğunu, hacizde İİK’nun 97. maddesinin uygulanması gerekirken 99. maddesinin uygulandığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişi) vekili, üçüncü kişi ve borçlu şirketler arasında bağ bulunmadığını, birbirinin devamı niteliği taşımadığını, davacı alacaklının bölge distribütörü olan borçlunun faaliyet adreslerini bildiği halde buralarda haciz yaptırmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haciz adresinin üçüncü kişiye ait olup, borçlu ile ilgisinin bulunmadığı, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, davacı alacaklının karinenin aksini kanıtlamaya elverişli güçlü delilleri sunamadığı, borçlu şirketin bir ortağının üçüncü kişinin de ortağı olmasının sonuca etkili olamayacağı, üçüncü kişinin dava ve takip dışı… Dayanıklı Tüketim Malları Ltd. Şti.nin devamı niteliğinde bulunduğu, muvazaa iddiasına itibar edilemeyeceği“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, temyiz incelemesi sonucunda verdiği 30.03.2009 gün, 26923–6644 sayılı Onama kararını karar düzeltme aşamasında kaldırarak, 29.12.2009 gün, 17913–267356 sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyayı Dairemize göndermiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 99. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
Takip adresine gönderilen ödeme emri tebligatı borçlunun iş yerini kapatarak gittiği belirlenen yeni adresine sevk edilmiş, burada TK 21. md. göre tebliğ işlemi 07.12.2007’de yapılmıştır. Bu adres aynı zamanda üçüncü kişinin ticaret sicil kaydında yer alan merkez adresidir.
Öte yandan borçlu şirketin iki ortağı vardır ve bir tanesi davacı üçüncü kişi şirketin kurucuları arasında olup diğeri ise yetkilisidir.
Ticari yaşamda çeklerin ileri tarihli olarak düzenlenmesi ise sıklıkla karşılaşılan bir durumdur ve davacı şirketin çek tarihlerinden çok kısa bir süre önce borçlu ile aynı alanda faaliyet göstermek üzere organik bağ içinde kurulması bu olgunun somut olayda da gerçekleştiğini gösteren kuvvetli bir delil olarak kabul edilmelidir.
Borçlunun iş yerini kapatarak üçüncü kişi adresinde faaliyetini sürdürdüğünün, istihkak iddiasının da alacaklıdan mal kaçırmaya yönelik danışıklı olarak ileri sürüldüğünün kabulü yerine, dosya içeriğine ve oluşa uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı alacaklıya geri verilmesine 28.4.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.