Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6136 E. 2010/7198 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6136
KARAR NO : 2010/7198
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

Mahkemesi :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı (üçüncü kişi) vekili, Sivas 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/4530 Esas sayılı dosyasında, trafik kaydına 10.10.2008’de haciz konulan 58 AV 346 plakalı aracın, 09.10.2008’de noterde yapılan sözleşme ile üçüncü kişi tarafından satın alındığını,mülkiyetin kendisine geçtiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, duruşma gününü bildirir davetiye içinde dava dilekçesi çıkmadığından esasa ilişkin beyanda bulunamadıklarını, dava dilekçesinin kendilerine tebliği gerektiğini belirterek itirazda bulunmuş,mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş,ancak çıkartılan davetiye üzerinde içinde dava dilekçesinin bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; “dava konusu … plaka sayılı aracın, trafik kaydına haczin konulmasından önce davacı tarafından noterde yapılan sözleşme ile satın alındığı,bu tarihte mülkiyetin üçüncü kişiye geçtiği “gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davalı alacaklı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
İstihkak davalarında, takip konusu alacak ile hacizli malın değerinden hangisi az ise onun üzerinden, nispi karar ve ilam harcı alınması gerektiği dikkate alınmadan yazılı biçimde karar verilmesi hatalıdır.
Ne var ki bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Davalı (alacaklı) vekilinin, yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve hüküm fıkrasından “Peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 894,50 TL harcın davalılardan alınmasına” tümcesinin çıkartılarak yerine “Alınması gereken 858,44.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 284,20.-TL indirilerek geriye kalan 574,24.-TL harcın davalılardan alınarak Hazine’ye gelir kaydına” tümcesinin yazılmasına, hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 560,24 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı alacaklıdan alınmasına 23.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.