Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/622 E. 2011/1858 K. 03.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/622
KARAR NO : 2011/1858
KARAR TARİHİ : 03.03.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak iddiasının reddi davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı 3.kişiler vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (alacaklı) vekili, Ankara 28. İcra Müdürlüğü’nün 2005/5824 Esas sayılı dosyasında yapılan 29.06.2005 günlü haczin, borçlu şirketin faaliyetini sürdürdüğü adreste yapıldığını, borçlunun marka ve imtiyaz hakkının organik bağ içinde bulunduğu üçüncü kişi … A.Ş.’ne devrinin muvazaalı olduğuna dair çok sayıda kesinleşmiş Mahkeme kararının bulunduğunu, üçüncü kişinin devraldığı şirketin borçlarını ödemediğini, bu nedenle alacaklının takibe konu vergi borcunu ödemek zorunda kaldığını belirterek davanın kabulü ile istihkak iddiasının kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (üçüncü kişiler) vekili, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde değil, üçüncü kişinin faaliyet adresinde yapıldığını, takip alacaklısının %68,96 payla ortağı olduğu borçlu şirketin marka ve imtiyaz hakkını üçüncü kişi … A.Ş. adına eşi … ve …’e devrettiğini, muvazaalı devir sözleşmesine dayanarak hak iddia edemeyeceğini, mahcuzların bir kısmının … A.Ş.’ne ait olduğunu, bir kısmının ise Hürriyet A.Ş.’nden sözleşme ile kiralandığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “hacizde borçlunun olmayıp, üçüncü kişi şirket yetkilisinin hazır bulunduğu, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, bilirkişi incelemesi yapılmasının kararlaştırıldığı, ancak davacının bu delile dayanmadığı ve mevcut delil durumuna göre karar verilmesini istediği, üçüncü kişinin ise istihkak iddiasını kanıtlama yükümlülüğünün bulunmadığı“ gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay Yüksek 21. H.D.nin 25.09.2008 gün, 20697-14860 sayılı kararı ile “İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına bulunduğu, ispat yükü kendisine düşen alacaklının karinenin aksini her türlü delille kanıtlayabileceği, üçüncü kişi ve borçlu şirketlerin borçtan önce kurulduğu, 31.01.2000 tarihli marka ve imtiyaz haklarını üçüncü kişiye devrettiği, ortaklar arasında organik bağ bulunduğu, istihkak iddiasının alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak ileri sürüldüğü, davanın kabulü gerektiği“ gerekçesi ile bozma kararı verilmiş; mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda “mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu, borçlu ile üçüncü kişi şirketler arasında ortaklar ve aynı şirketler grubu içinde faaliyet göstermeleri nedeni ile organik bağ bulunduğu, borçlu şirketin alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı olarak üçüncü kişi … A.Ş.’ne devredildiği, muvazaalı devrin varlığı konusunda başka takip dosyalarında verilip kesinleşen istihkak iddiasının reddi kararlarının bulunduğu, sunulan fatura ve diğer belgelerin sonradan temininin mümkün olduğu “ gerekçesi ile davanın kabulü ile istihkak iddiasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı üçüncü kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alacaklının İİK’nun 99. maddesi uyarınca açtığı “istihkak iddiasının reddi” davası niteliğindedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, uyulan bozmaya göre; davalı üçüncü kişiler vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 893,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı 3.kişilerden alınmasına 3.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.