Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6296 E. 2011/5047 K. 20.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6296
KARAR NO : 2011/5047
KARAR TARİHİ : 20.05.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı 3.Kişi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Konya 14. İcra Müdürlüğü’nün 2008/9820 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Antalya 16. İcra Müdürlüğü’nün 2009/613 Talimat sayılı dosyasında yapılan 04.02.2009 günlü hacze konu menkulün, borçlu ile ilgisinin bulunmadığını, haczin yapıldığı standın bulunduğu fuara borçlunun katılmadığını, … markasının ise üçüncü kişi şirkete ait olduğunu belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haciz sırasında üçüncü kişi ve borçlu şirket yetkililerinin aynı anda hazır bulunduğunu ve bu durumun haciz tutanağına geçirildiğini, mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunu, üçüncü kişinin aksini ispat yükü altında bulunduğunu, davacı ve borçlu şirketler arasında çalışanlar ve ortaklar itibarı ile organik bağ bulunduğunu belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Davalı (borçlu), usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara katılmadığı gibi cevap da vermemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu haczin Antalya Export Fuar Merkezi’nde davacının kiraladığı stantta borçlu şirketin temsilcisinin huzurunda yapıldığından
mülkiyet karinesinin borçlu, dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, ispat yükü altında olan üçüncü kişinin karinenin aksini kanıtlayamadığı, öte yandan davacı ve borçlu şirketler arasında ortaklar ve çalışanları itibarı ile organik bağ bulunduğu, borçlunun kullandığı “…” markasının bedel alınmadan dava ve takip dışı …’ya, onun tarafından da kısa bir süre sonra üçüncü kişiye muvazaalı olarak devredildiği, davacının borçlu şirketin ticari unvanını kullandığı“ gerekçesi ile davanın reddine ve alacaklı yararına tazminata karar verilmiş; hüküm, davacı üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı üçüncü kişi vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Dava, üçüncü kişinin İİK’nnu 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Yargılama sonucunda dava reddedildiğinde, İİK’nun 97/13. maddesindeki gecikme tazminatına hükmedilebilmesi için takibin durdurulması kararı verilirken İİK’nun 36. maddesinde gösterilen teminatlardan herhangi birisine de hükmedilmesi gerekecektir.
Somut olayda Mahkemece takibin durdurulması kararı verilirken herhangi bir teminat alınmamıştır. Bu nedenle yasal koşulları oluşmadığından tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde alacaklı yararına tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı üçüncü kişi vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki “Takibin durdurulmasına karar verildiğinden davacının dava değerinin (10.400,00.-TL’sının) %40’ı oranında tazminata mahkum edilmesine, bu tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Yasal koşulları oluşmadığından İİK’nun 97/13. maddesindeki tazminata
hükmedilmesine yer olmadığına” ibaresinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 136,05 TL fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı 3.kişiye geri verilmesine 20.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.