YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6389
KARAR NO : 2010/10458
KARAR TARİHİ : 02.12.2010
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Ankara 31. İcra Müdürlüğü’nün 2009/5398 Esas sayılı dosyasında yazılan talimat uyarınca,Polatlı 1. İcra Müdürlüğü’nün 2009/697 Talimat sayılı dosyasında yapılan 01.09.2009 günlü hacze konu menkullerin üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlunun bu adreste eski kiracı iken taşınmazı tahliye ettiğini ve mahcuzlarla ilgisinin bulunmadığını belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, haczin ödeme emrinin tebliğ edildiği yerde yapıldığını, bir başka takip dosyasında da aynı adreste borçluya ödeme emri tebliğ edildiğini, yine bu dosyada 21.04.2009’da aynı adreste yapılan hacizde ne borçlu ne de üçüncü kişinin istihkak iddiasında bulunmadığını,ancak bu hacizden sonra alacaklıdan mal kaçırmak için tahliye ve devir işlemlerinin yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “haciz tarihinde iş yerini dava ve takip dışı …’nun işlettiği, ödeme emri bu adreste borçluya tebliğ edilmişse de haczin borçlunun yokluğunda,üçüncü kişinin huzurunda yapıldığı, mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğu ve aksini iddia eden alacaklının ispat yükü altında bulunduğu, borçlunun hacizden
2010/6389
2010/10458
önce iş yerini işlettiği ve üçüncü kişini dayandığı kira sözleşmesinin muvazaalı olduğu yönünde delilin bulunmadığı, haczedilen eşyaların mülkiyetinin üçüncü kişiye ait olduğu yönünde kira sözleşmesinde açık hüküm bulunduğu, “gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Somut olayda haciz, ödeme emrinin tebliğ edildiği, takip ve bono adresinde yapılmıştır. İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesinin borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğunun kabulü gerekir.
Aksini ispat yükü altında bulunan üçüncü kişi , mahcuzların mülkiyetine yönelik fatura,ticari kayıt,vb. bir delil sunamamakla birlikte, lokantanın birden fazla kişiye demirbaşları ile kiraya verildiğini iddia etmektedir.
Bu koşullarda, esasa yönelik karar verilmeden önce üçüncü kişi şirketin kuruluş tarihinin belirlenmesi, ticari kayıtları üzerinde yaptırılacak bilirkişi incelemesi ile haczin yapıldığı lokantanın kayıtlarda ne şekilde geçtiği, birden fazla kişiye kiraya verilip verilmediği,demirbaşları ile mi kiraya verildiği konularının saptanması gerekirdi.
Belirtilen hususlar dikkate alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi isabetli olmamıştır.
2.Bozma neden ve şekline göre diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesi gerekli görülmemiştir.
SONUÇ :Davalı alacaklı vekilinin yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 2.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.