YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/648
KARAR NO : 2010/2250
KARAR TARİHİ : 15.03.2010
Davacı … ile davalılar … ile … arasındaki dava hakkında Beykoz Asliye 2. Hukuk Mahkemesinden verilen 22/01/2009 gün ve 2007/96 E. ve 2009/3 K. sayılı hükmün Dairenin 29/09/2009 gün ve 2009/4309 Esas ve 2009/5795 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı … vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı borçlu …’ın alacaklısından mal kaçırmak amacıyla … mahallesi 467 ada 31 parselde kayıtlı dükkanını 11.7.2006 tarihinde davalı …’ye sattığını belirterek tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, dava konusu taşınmazın iyiniyetle ve 25.000 YTL bedelle alındığını içine 5.300.YTL’lik harcama yapılarak kullanılır hale getirildiğini, satış bedelinin uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre tapudaki satış bedelinin muvazaa iddiasını doğrulamaya yetmeyeceği uygulamada satış bedelinin gerçek satışlara göre düşük gösterilerek yapıldığı davalı …’in kötüniyetli olduğuda ispatlanmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan temyiz incelemesi sonunda davanın İİK.nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, Yasanın 278/III-2 bendi uyarınca, borçlunun akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre, ivaz olarak pek aşağı bir fiyatı kabul etmesinin tasarrufun bağışlama niteliğinde olduğunu
gösterdiği aynı maddenin 1.fıkrası hükmüne göre bu tasarrufların iptale tabi olduğu, somut olayda dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile tasarruf tarihindeki bedeli arasında fahiş fark olduğu belirtilerek davalı 3. şahıs tarafından tapudaki satış bedeli dışında ödeme yapıldığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın İİK.nun 278/III-2 maddeye göre kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmediği belirtilerek bu açıdan hüküm bozulmasına karar verilmiş, davalı … vekili bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davalı vekili tarafından dosyaya sunulan banka dekontlarında adı geçen … ’nin adı geçen … ile yakınlığı belirlenmiş değildir. İlgili ödeme makbuzlarında adı geçen kişinin, 3. kişi … ile yakınlığının belirlenmesi halinde ve ödemeye ilişkin olarak bu deliller ile birlikte diğer deliller toplanarak, dekontlardaki ödemelerin satışa ilişkin olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle yerel mahkeme hükmünün yukarıdaki açıklanan gerekçelerle araştırmaya yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.09.2009 tarih 2009/4309 Esas-5795 Karar sayılı ilamının kaldırılarak yerel mahkemenin 22.1.2009 tarih 2007/96-2009/3 sayılı kararının açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde davalı …’ye geri verilmesine 15/03/2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.