Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6514 E. 2010/11114 K. 16.12.2010 T.

Yayınlanma Tarihi: 10.02.2024 23:51


YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6514
KARAR NO : 2010/11114
KARAR TARİHİ : 16.12.2010

MAHKEMESİ : Beykoz Asliye 2. Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu Mustafa aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazını davalı ...’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı borçlu cevap dilekçesinde taşınmazı bedel almadan devir aldığını ve davalı 3. kişiye de bedelsiz olarak devir ettiğini beyan etmiştir.
Mahkemece, taşınmazın satış bedeli ile gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu ve davalı borçlunun dilekçesinden satışın muvazaalı olarak yapıldığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, yapılan satışta edimler arasında aşırı fark bulunmasına, İİY'nın 278/2 maddesinde edimler arasındaki aşırı farkın bağışlama hükmünde sayılıp yapılan tasarrufun iptale tabi olduğunun öngörülmesine, 3. kişi tarafından taşınmazın tasarruf tarihindeki bilirkişilerce belirlenen gerçek değerinin ödendiğinin yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlanamamasına, edimler arasında fahiş farkın bulunduğu hallerde 3. kişinin iyi niyet iddiasının dinlenemeyeceğine buna ilaveten 29/11/2006 tarihli protokol çerçevesinde davalı borçlu Mustafa ile dava dışı borçlu Şirket tarafından davacı şirkete bono verildiği, bonodan dolayı davalı ... aleyhine takip yapıldığı, gelen sigorta kayıtlarına göre borçlu şirket ortağının da hissedar olduğu bir şirkette davalı ...’nın sigortalı gösterildiği, tasar-
2010/6514
2010/11114
rufa konu yerin satışından 7 ay sonra dahi davalı ...’nın davaya cevap dilekçesinde adres olarak satılan dükkanın adresini verdiğinin tüm bu deliller ve borçlu Mustafa’nın beyanları birlikte değerlendirildiğinde satışın para almadan gerçekleştirildiğinin ve davalı 3. kişinin borçlunun mal kaçırma amacını bildiği veya bilebilecek durumda olduğunun anlaşılmasına (İİK 280/I) ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 5.772,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı ...'dan alınmasına 16.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.