Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6539 E. 2010/11115 K. 16.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6539
KARAR NO : 2010/11115
KARAR TARİHİ : 16.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı … AŞ Erzurum Şubesi vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 2.11.2010 Salı günü davacı …Bankası AŞ (… AŞ) vekili Avukat … ve davalı … AŞ Erzurum Şubesi vekili Avukat … ve Avukat … Meltem Başeren geldiler. Diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan taraf vekilleri dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması başka güne bırakılmış olup dosya incelendi, gereği düşünüldü.

-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … Kolektif Şirketi aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazı üzerine davalı banka lehine ipotek tesisine ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmalara gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, taşınmaz üzerine konulan ipoteğin 279/1 maddesi uyarınca batıl olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı …Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davalı banka lehine verilen ipoteğe ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmiş ise de yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.
Davalı banka tarafından borçludan alınan ve dava konusu edilen ipotek tesisi davalı … tarafından verilen kredilerin dayanağı olarak alınmış olup kredi sözleşmeleri de dosyaya sunulmuştur.
2010/6539
2010/11115
Mahkemenin kabul gerekçesini teşkil eden davalı borçlunun İİK’nın 279/1 maddesi kapsamında teminat vermeyi taahhüt etmediği de söylenemez. Zira sunulan kredi sözleşmelerin 17. ve 18. maddelerinde belirtilen ve kredi alan müşterilerin bankanın istemi üzerine ipotek vermeyi kabul ve taahhüt ettiklerine ilişkin hükümler açıktır. Bunun yanında 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26/IX. fıkrasında kamu kurum ve kuruluşları (… dahil), bankalar, esnaf ve sanatkarlar kredi ve kefalet kooperatiflerince açılacak tüm kredilere karşılık teminat gösterilen gayrimenkullerin ipotek işlemleri, tarafların istemi halinde resmi senet tanzim edilmeksizin alacaklı ile borçlu ve varsa kefilleri arasında yapılan kredi veya borç sözleşmelerine istinaden, tapu sicil müdürlüklerince tapuya tescil edileceğine ilişkin hükmü karşısında ipotek tesisinin kredi sözleşmelerine istinaden doğrudan tapuya tescil edilmeleri de mümkündür. Şu halde davalı bankanın ipotek tesisinin borçlu açısından İİK’nın 279/1 kapsamında değerlendirilmesi olanağı yoktur. Hal böyle olunca mahkemece davanın yazılı gerekçe ile kabulüne karar vermesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı … AŞ’ye verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … AŞ’ye geri verilmesine 16.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.