Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6724 E. 2011/4322 K. 05.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6724
KARAR NO : 2011/4322
KARAR TARİHİ : 05.05.2011

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki istihkak davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı (üçüncü kişi) vekili, Antalya 4. İcra Müdürlüğü’nün 2009/6450 sayılı takip dosyasında yazılan talimat uyarınca, Kestel İcra Müdürlüğü’nün 2009/288 Talimat sayılı dosyasında 16.03.2009 günlü hacze konu jeneratörün üçüncü kişiye ait olduğunu, borçlunun borcuna karşılık mahcuzu vermeyi önerdiğini, davacının da kabul ettiğini ve fatura düzenlenerek teslim edildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulü ile haczin kaldırılmasına ve tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı (alacaklı) vekili, dava konusu menkulün alacaklı tarafından borçlu şirkete satılarak haciz adresinde teslim edildiğini, bununla ilgili senetlerin ödenmemesi karşısında icra takibi başlatılarak satılan jeneratörü haczettirdiklerini, üçüncü kişinin ise alacağına karşılık henüz mülkiyeti borçluya geçmemiş olan mahcuzu satın aldığını iddia ettiğini, bu durumun genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmadığını, muvazaalı devir yapıldığını belirterek davanın reddine ve tazminata karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere göre: “dava konusu jeneratörün alacaklı tarafından borçluya satıldığı, borçlu tarafından alınır alınmaz üçüncü kişiye bedelini tahsil edilerek satıldığı, haciz adresinde üçüncü kişi adına teslim edildiği, bununla ilgili kayıtların ticari defterlerde yer aldığı“ gerekçesi ile davanın kabulü ile haczin kaldırılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, üçüncü kişinin İİK’nun 96. vd. maddeleri uyarınca açtığı “istihkak” davası niteliğindedir.
Dava konusu haciz, alacaklı tarafından borçluya satılan ancak üçüncü kişinin adresinde teslim edilen mahcuza yönelik eşyanın teslim adresinde uygulanmıştır. İİK’nun 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi, borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olup, ispat yükü altında olan üçüncü kişi karinenin aksini her türlü delille kanıtlama olanağına sahiptir.
Davacı, borçludan olan alacağına karşılık mahcuzu satın aldığını ve karşılığında ödeme yaptığını iddia etmekte, bununla ilgili fatura ve ödeme belgelerine dayanmaktadır. Borçludan alacaklı olduğunu ileri süren davacının alacağına mahsuben aldığı mala ilişkin bir de satış bedeli ödemesi genel yaşam deneyi kuralları ile bağdaşmayan ve kendi içinde çelişen bir durumdur. Bu nedenlerle sunulan fatura ve makbuzların istihkak iddiasının haklı olduğunu göstermeye elverişli güçlü deliller olarak değerlendirilmemesi gerekir.
Öte yandan borçlu ile davacı şirketler aynı sektörde çalışmaktadır ve aralarındaki satış da mahcuzun alacaklı tarafından borçluya satıldığı tarihle aynı günde yapılmıştır. İki şirketin alacaklıdan mal kaçırmak için danışıklı hareket ettiklerinin kabulü ile davanın reddi gerekirken oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı alacaklıya geri verilmesine 5.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.