Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/6849 E. 2011/3710 K. 19.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6849
KARAR NO : 2011/3710
KARAR TARİHİ : 19.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-

Davacı vekili, davalıların işleten ve sürücüsü olduğu zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın çarparak ölümüne sebep olduğu yaya …’ın mirasçılarına davacının 19.226,71 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini açıklayıp, 19.226,71 TL.nin ödeme tarihi olan 30.11.2004’den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabulü ile, 11.535 TL.nin ödeme tarihi olan 30.11.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 9/b maddesi gereği; Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararların tazmini için Güvence Hesabına müracaat edilebilir.Güvence Hesabının ödemek zorunda olduğu ölenin desteğinden mahrum kalan kişilerin gerçek zarar miktarının Mahkemece tespiti gerekmektedir. BK.nun 53. maddesi hükmü gereğince ceza mahkemesi tarafından belirlenen kusur oranı hukuk mahkemesi için bağlayıcı değil ise de oluşan uygun bulunan ceza mahkemesince kabul edilen kusur oranına itibar edilmesinde isabetsizlik olmamakla birlikte mahkemece, davalının sorumlu olduğu gerçek zarar miktarının tespitine yönelik olarak aktüerya konusunda uzman bilirkişiden gerekçeli, ayrıntı ve denetime imkan verecek nitelikte rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.4.2011 günü oybirliği ile karar verildi.