Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2010/689 E. 2010/7177 K. 23.09.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/689
KARAR NO : 2010/7177
KARAR TARİHİ : 23.09.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı …Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araçta meydana gelen 7.850 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiğini, davalı tarafın olayda tamamen kusurlu olduğunu belirterek bu meblağın ödeme tarihinden işleyecek reeskont faizi ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Güven Sigorta A.Ş vekili sigortalının kusuru oranında azami poliçe limiti ile sorumlu olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Turizm Havayolu Taşımacılık Bilgi ve Elekt. San. Dış Tic.A.Ş vekili kusuru kabul etmediğini, müvekkiline ait aracın sürücüsünün Fatih 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2006//807 Esas sayılı dosyasında beraatine karar verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı …Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, TTK.nun 1301 maddesine dayanılarak açılan rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece kusur yönünden alınan 17.7.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda davalı taraf aracının sürücüsünün sola dönüş yada önündeki aracı geçmek amacı ile soluna doğru doğrultu değiştirdiği sırada dikkatsizliği ve tedbirsizliği yani yan ayna ile akradan sol şeridi takiben gelen araçları kontrol etmemesi sonucu davacı şirkete kasko sigortalı aracın üzerine giderek ana ön sağ köşe kısmından çarparak kontrolden çıkmasına sebep olduğu için kazada %100 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, bu rapora davalı şirket vekilinin itirazı ve kaza ile ilgili Fatih 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/807-2008/634 sayılı dosyasına ait belgelerin getirilmesi üzerine alınan 11.9.2009 tarihli ek bilirkişi raporunda davacıya sigortalı araçtaki hasarın her iki sürücünün olayın oluşuna ilişkin beyanına göre de meydana geleceği hasar durumuna göre kazanın ne şekilde olduğunu belirleme imkanının olmadığı belirtildikten sonra davalı aracının sürücüsünün kazada etkili davranışı kanıtlanmadığından bu sürücünün kusursuz sayılarak davacıya sigortalı aracın sürücüsünün tamamen kusurlu sayılmasının uygun alacağı görüşü bildirilmiş, 1.rapor ile ek rapor arasında çelişki olmasına taraflara tam tersi kusurlar verilmesine rağmen raporlar arasındaki çelişki giderilmeden mahkemece ek rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde, mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü fen heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur yönünden tüm dosya kapsamı tarafların iddiaları savunmaları, itirazları önceki bilirkişi raporları ve Fatih 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/807-2008/634 sayılı dava dosyasınında irdelendiği ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 23.9.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.