YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/6975
KARAR NO : 2011/1965
KARAR TARİHİ : 07.03.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili şirkete kasko sigortalı araç ile davalıların malik/sürücü ve trafik sigortacısı oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu sigortalı aracın hasarlandığını belirterek, ıslâh ile arttırılmış toplam 3.276.00 TL’nın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (sigorta şirketi poliçe limitinden sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında ise davalı … hakkındaki davayı atiye bıraktıklarını bildirmiştir.
Davalı …, duruşmaya gelmemiş ve davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili, kusur oranında ve poliçe limitiyle sorumlu olduklarını, kendilerine davadan önce başvuru yapılmadığını, ıslâh edilen miktarın zamanaşımına uğradığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tarafların kusur durumuna göre, davalı … aleyhindeki davanın açılmamış sayılmasına, davalı … aleyhindeki davanın kabulü ile, 3.276.00 TL’nın, 05.03.2009 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, poliçenin iptal nedeniyle geçersiz olduğuna ilişkin savunmanın zarar gören üçüncü şahsa karşı ileri sürülemeyeceğine göre, davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, TTK.’nun 1301. maddesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Yargıtay`ın 17.01.1972 gün ve 1970/2 Esas 1972/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, bu tür rücu davalarında, sigortacının tabi olduğu zamanaşımının, sigorta ettirenin aynı zarar sorumlusu aleyhine açabileceği davanın zamanaşımına tabi ve aynı tarihte başlayacağı kabul edilmiştir. Dolayısıyla sigortacı, sigorta ettiren bakımından işlemeye başlayan zamanaşımı süresinden geriye kalan süre içinde rücu davasını açmak durumunda olup, sigortalısına yaptığı ödeme ile zamanaşımı kesilmez ve kendisi için yeni baştan işlemeye başlamaz.
2918 Sayılı KTK.’nun 109/1. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar göreninin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Somut olayda, maddi hasarlı trafik kazası 24.03.2007 tarihinde meydana gelmiş, ıslâh dilekçesi ise 07.01.2010 tarihinde verilmiştir. Islâh dilekçesi davalı … vekiline 19.01.2010 tarihinde tebliğ edilmiş, tebliğden sonraki 25.03.2010 tarihli celseden önce 02.02.2010 tarihinde verdiği dilekçesiyle ıslâh edilen miktara karşı ve süresi içinde zamanaşımı def’i bulunmuştur. Kısmi davada, zamanaşımı yalnızca dava açılan kısım için kesildiğinden ve geriye kalan meblağ için işlemeye devam ettiğinden, ıslâhla arttırılacak miktar için de zamanaşımı süresinin dolmamış olması gerekir. BK.’nun 133. maddesinde sayılan zamanaşımını kesen sebeplerin dava konusu olayda uygulama olanağı bulunmamaktadır.
Bu durumda mahkemece, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren ıslâh tarihine kadar iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olup, ıslâh ile artırılan 2.036.00 TL yönünden talebin zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ye geri verilmesine 7.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.